Son dönemde artan bölgesel çatışmalar ve jeopolitik riskler, ulaşım ve ticaret yollarının güvenliğini yeniden gündeme getirdi.ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile İran'ın misillemeleri bölgedeki ulaşım risklerini yükseltti. Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve Orta Doğu'da uçuşların durması, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu'nun sağladığı stratejik önemi öne çıkardı.
Orta Koridor, Çin ile Avrupa arasındaki teslimatları 15 güne indirerek, Türkiye'yi 21 ülkeye doğrudan bağlayan önemli bir lojistik güzergâhdır. Kalkınma Yolu ise Irak, Türkiye, Katar ve BAE arasında büyük bir entegrasyon sağlayan kara ve demir yolu projesidir. Kuzey Koridoru, çatışmalar nedeniyle tercih edilmezken, bölgedeki istikrarsızlık Orta Koridor'un değerini yükseltti. Bu hat, özellikle Türkiye'nin jeostratejik konumu sayesinde bölgesel ve küresel ticarette kritik bir rol oynuyor.
Gazi Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aksoy, Orta Koridor'un daha kısa güzergâh ve güvenlik avantajlarıyla stratejik bir seçenek olduğunu belirtti. Ayrıca, bu koridorun Avrasya'da yeni güç dengeleri yaratma potansiyeli de bulunuyor. Aksoy, Türkiye'nin bölgedeki konumunun, geleneksel transit kimliğinden öte, çok boyutlu lojistik ve enerji merkezi olma yolunda ilerlediğine dikkat çekti. Uygun altyapı yatırımları ve bölgesel istikrar ile Türkiye, 21. yüzyılın küresel ticaret merkezlerinden biri olabilir.
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Resul Yalçın ise, küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıkların ve enerji güvenliği sorunlarının, alternatif kara-demir yolu güzergâhlarının önemini artırdığını vurguladı. Türkiye'nin Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi projelerle, enerji ve ticarette riskleri dağıtmayı hedeflediğini ifade eden Yalçın, aynı zamanda bu hatların jeoekonomik ve jeopolitik açıdan yenilenme fırsatları sunduğunu dile getirdi. Bu güzergâhlar, devletlerin kriz dönemlerinde ekonomik esneklik kazanmasını sağlayan stratejik araçlar olarak öne çıkıyor. Türkiye, hem enerji taşımacılığı hem de lojistik avantajlarıyla bölgesel ekonomik güç dengesinde önemli bir aktör konumuna geliyor.