Savaşın ardından bölgesel dengeler yeniden şekilleniyor ve Türkiye bu değişimin merkezinde yer alıyor.İsrail basını, özellikle Maariv ve Kikar gazeteleri, Türkiye'nin kriz sürecinden güçlenerek çıktığını ve bölgedeki etkisinin arttığını öne sürdü. Analizler, Türkiye'nin diplomasi ve savunma alanında kazandığı avantajların, bölgesel ve küresel dengeleri gözler önüne serdiğini gösteriyor.
Maariv gazetesinde yayımlanan analizde, Türkiye'nin savaşın başlangıcından itibaren diplomatik girişimlerini hızlandırdığı ve bölgesel müzakerelerde aktif rol aldığı belirtildi. Bu hamlelerin, Türkiye'nin enerji projeleri ve güvenlik alanındaki etkinliğini artırdığı vurgulandı. Ayrıca, İsrail basını fark etti ki Türk yetkililer, İran ve İsrail ülkelerinin ötesinde, bölgenin güvenlik tedarikçisi olarak da önemli bir konuma yükseliyor.
Özellikle Netanyahu hükümetinde bazı isimlerin 'İran'dan sonra sırada Türkiye var' sözleri dikkat çekiyor. Maariv, Türkiye'nin güçlenmesini hafife almamanın önemine vurgu yaparken, Ankara'nın sadece İran dışındaki bölgesel gelişmeleri değil, savaş sonrası oluşabilecek yeni riskleri de yakından takip ettiğine işaret etti. Aynı zamanda, NATO içindeki konumunun güçlendiği ve ülkelerine gelen yeni füze savunma sistemleriyle stratejik öneminin arttığı ifade ediliyor.
İsrail medyası, savaşın Türk savunma sanayisine de yeni fırsatlar sunduğunu belirtiyor. Körfez ülkelerinin hava savunma sistemlerine yönelirken, Türkiye'nin Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan ile yaptığı yüz milyonlarca dolarlık anlaşmalar öne çıkıyor. Ayrıca, uzun menzilli balistik füze savunma sistemleri geliştirme çalışmaları ve Körfez ortak yatırımlar gündemde. Bu gelişmeler, Türkiye'nin bölgedeki güvenilir bir güvenlik tedarikçisi olma yolunda ilerlediğinin göstergesi.
Ekonomik açıdan da Türkiye, savaşın etkileyici sonuçlarına yakın duruyor. Körfez’deki enerji ve finans merkezlerinin korunması ve yeni projelerin yeniden gündeme alınmasıyla ülkenin yatırım ortamı güçleniyor. Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı, Katar-Türkiye doğalgaz hattı ve Hicaz Demiryolu gibi stratejik projeler, Türkiye’nin bölgedeki yatırım ve ekonomik güçlenme hedeflerine katkı sağlıyor.
Kısa vadede, Türk diplomasisi ve güvenlik politikaları, bölgenin istikrar ve güvenliği açısından kritik bir döneme giriyor. Kikar gazetesine göre, Türkiye’nin temel hedefleri arasında arabulucu rolünü güçlendirmek, İran destekli Kürt yapılanmasını önlemek ve bölgesel istikrarsızlığın Türkiye’ye sıçramasını engellemek bulunuyor. Bu hedeflerde de başarı sağlandığı görülüyor. Ayrıca, İsrail basını yeni dönemin, İran-İsrail savaşını aşan yeni güç dengeleri ve Türk diplomasisinin genişleme alanında önemli bir kapı araladığını belirtiyor.
Bir Avrupa diplomatı, bölgesel krizleri kendi lehlerine dönüştürmekte Türkiye'nin uzmanlaşmış olduğunu aktarırken, bölgesel gelişmelerin Türkiye’nin etkisini artırmasına olanak tanıdığı öngörüsünde bulunuyor.