Denizaltılar, su altında sessiz ve gizli seyirleriyle askeri stratejilerin temel taşıdır. Tarih boyunca su altına daldıklarında büyük bir sürpriz ve gizlilik unsuru haline gelen bu araçlar, günümüzde de tespit edilmemek adına gelişmiş teknolojiler kullanıyor. ABD ve SSCB döneminde de büyük rekabeti temsil eden denizaltılar, özellikle nükleer silahlar entegre edilerek stratejik önemlerini artırdı.
Ancak denizaltıların en büyük sorunlarından biri iletişim güçlükleridir. Radyo dalgalarının tuzlu suda iyi iletilememesi ve suyun 300 metre altında dahi mesaj göndermek için yüzeye çıkmak gerekmesi, fark edilme riskini artırıyordu. Bu nedenle, denizaltıların gizliliğini korumak ve düşman radarlarından saklanmak adına çeşitli akıllı çözümler geliştirildi.
Uzun süre gizlenme amacıyla balina ve yunus seslerini taklit eden yöntemler, savunma alanında çığır açtı. 1970’lerde Pentagon'un DARPA’sı tarafından hayata geçirilen Proje Combo, gerçek deniz canlılarının seslerini taklit ederek, düşman sensörlerini yanıltmayı amaçladı. Canlıların yaşam alanlarını gözetleyerek ve sesleri kaydederek sahte mesajlar oluşturmak, denizaltıların tespit edilmesini önleyen bu sistem, halen incelenen ve gelişen bir teknoloji olmayı sürdürüyor.