Sağlık sigortası yaptırıp hayati tehlike yaşayan vatandaşların mağduriyeti yasal zeminlerde çözüme kavuşuyor.Ömür boyu yenileme garantisi verilen özel sağlık sigortası sonrası, hayati tehlike oluşturan PNH hastalığına yakalanan Ahmet P., hastane masraflarını karşılamayan sigorta şirketine karşı açtığı davada 17 bin 715 euro tazminat kazandı. Bu karar, Türkiye’de sigorta şirketlerinin sorumluluğunu ve tazminatların hesaplanışını yeniden gündeme getirdi.
Avukat Dilek Yüksel, yaptığı açıklamada manevi tazminatın amacının mağduru zenginleştirmek değil, yaşanan acıyı hafifletmek ve huzuru yeniden tesis etmek olduğunu vurguladı. Manevi zararların kapsamını detaylandıran Yüksel, tazminat tutarının hakim takdirinde belirlendiğine dikkat çekti. Ayrıca, zarar görenin özenli davranması halinde, tazminatın caydırıcı etkisinin önemli olduğunu ifade etti.
Uzmanlar, farklı kültürel değerlerin tazminat tutarlarına etkisini de belirterek, ABD’de yüksek tazminatların mümkün olduğunu, Türkiye’de ise zarar görenin haklarının daha çok manevi tatminle korunmaya çalışıldığını belirtti. Maddi tazminatın ise somut zararlar üzerinden ve uzman bilirkişilerin hesaplamalarıyla belirlendiği anlatıldı.
Geçmişteki olaylara da değinen analistler, ABD’deki yüksek tazminat örneklerini ve ülkemizdeki hukuki çerçeveyi karşılaştırarak, özellikle sigorta şirketlerinin kasıtlı veya ihmali davranışlara karşı nasıl cezalandırıldığını açıkladı. Colorado’da gerçekleştirilen davada 145 milyon dolar tazminatın verilmesi, dünyadaki en yüksek örneklerden biri oldu. ABD’de ayrıca, McDonald’s’ın yüksek sıcaklıktaki kahvesi nedeniyle yaşanan ve dünya çapında bilinen “Kahve Davası” gibi olaylar, tazminat örneklerini zenginleştiriyor. Türkiye’de ise, sigorta taleplerinin bilirkişi raporlarıyla ve yargı kararlarıyla belirlendiğine vurgu yapıldı.