Konkordato denetimlerinde yaşanan skandal, sektör üzerinde büyük yankı uyandırdı. Bakanlıktan edinilen bilgilere göre, konkordato taleplerine ilişkin süreçler, İcra ve İflas Kanunu ile düzenleniyor. Borçlarını ödemekte zorluk çeken şirketler, muhtemel bir iflastan kurtulmak veya yükümlülüklerini yerine getirebilmek adına konkordato başvurusu yapabiliyor.
Şirketler, konkordato talebinde bulunmadan önce, borçların nasıl ödeneceğine yönelik bir ön proje hazırlıyor. Bu projeler, KGK tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşları tarafından Türkiye Denetim Standartları'na uygun şekilde denetleniyor. Denetim sonrası, uygunluk raporu hazırlayarak mahkemeye sunmak zorunluluğu bulunuyor. Ancak, yapılan incelemelerde bu sürecin düzgün işlemediği ve ciddi denetim skandallarına zemin hazırladığı ortaya çıktı.
Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2021-2025 yılları arasında toplam 5 bin 293 konkordato talebi gerçekleşti, bunlardan yalnızca 2 bin 83'ü kuruma bildirilmişti. KGK'ye bildirilen denetimlerin büyük bölümünü ise sadece 16 kuruluş gerçekleştiriyor, bu da denetimlerin büyük ölçüde yoğunlaştığını gösteriyor. Ödemeye uygun olmayan çok sayıda rapor kısa sürede hazırlandı, yeterli denetim kanıtı toplanmadan raporlar düzenlendi ve bu durum kamuoyunu endişelendirdi. Bu skandallar nedeniyle KGK, 10 denetim kuruluşunun faaliyet iznini iptal etti ve toplamda 82 milyon lira civarında idari para cezası uyguladı. Ayrıca, denetim kuruluşlarının yetki sınırları ve denetim süreleri de katılaştırıldı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, konkordato sürecinin düzgün ve adil işlemesi için çalışmaların hızlandığını belirtti. Bakanlık, firmaları suistimal edenlere karşı cezaları artırmak ve denetim süreçlerini şeffaflaştırmak adına ciddi adımlar atılıyor. Bu düzenlemelerle, konkordato denetimlerinde yaşanan usulsüzlüklerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.