İçeriğin en dikkat çekici noktası, İmamoğlu'nun mahkeme salonuna “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla giriş yapması ve mahkemenin tansiyonunu yükseltmesi oldu. Salona girerken yaptığı protesto ve tutuklu sanıkların ayağa kalkmasıyla başlayan olaylar, mahkeme heyetini ve salondakileri şaşırttı. İmamoğlu, jandarmanın gösterdiği sandalyeye oturmayı reddetti ve koridor tarafındaki sandalyede yer aldı. Bu hareketi sonrası jandarma görevlisi, İmamoğlu'nun yanına sandalye getirerek oturtmak istedi, ancak İmamoğlu bunu kabul etmedi ve tepkisini dile getirdi: “Kimin önünü kesiyorsunuz siz. Ağzımı bantla mı kapatacaksınız?”
Mahkeme başkanı ise duruma müdahale ederek, “Size söz hakkı vermediğim halde kürsüye gelerek heyete, savcıya parmak salladınız. Söz hakkı gelince vereceğim. Benim önümde bir kişinin oturması doğru değil” diyerek durumu kontrol altına almaya çalıştı. İmamoğlu ise mahkeme salonundaki şaşkınlığa rağmen, çoklu söz hakkı talebinde bulunduğunu ve savunmasını uzun süre yapacağını belirtti.
İlk savunmayı yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, duruşmada ilginç ifadeler kullandı. Fatih Keleş'e para götürdüğü iddiasını hatırlatan Erdoğdu, “Bir şahıs hapisten çıkmak istiyor, bir ifade veriyor, ben giriyorum ve bir otelde baz kaydı bulunuyor. Beşyıldır kullandığım otel. Belediye Başkanı’nın makam odasında baz vermişim. Bunlar tutuklamayı gerektirir mi?” diyerek savunmasını sürdürdü.
Gerginlik ve itirazların eksilmediği mahkeme salonunda, yaşananlar hukuk ve siyaset dünyasında büyük yankı uyandırdı. Olaylar, Türkiye'nin gündemine oturdu ve kamuoyunun ilgisini çekti. Herkesin gözü mahkemenin sonraki adımlarına çevrildi.