Çocukların suç eğilimlerini ve akran zorbalığını anlamak, önleyici çalışmalar açısından büyük önem taşıyor. TBMM Akran Zorbalığı Alt Komisyonu ve İçişleri Bakanlığı’nın yürüttüğü araştırmalar, gençlerin suçla olan ilişkisini çeşitli açılardan inceledi. Yapılan ilk araştırmada, İstanbul, Ankara ve İzmir’de çocuklar ve yetkililerle yapılan görüşmeler sonucu önemli veriler elde edildi. Aile yapısındaki bozulma, eğitimden kopuş ve çevresel risk faktörleri suç eğilimini arttıran temel unsurlar olarak belirlendi. Ebeveyn ilgisizliği ve ailesel suç öyküsü, çocukların aidiyet ve kabul görme arzularını suça yönlendirebiliyor. Okullardan uzaklaşan çocukların sokakta daha fazla zaman geçirmesi, suçla temas riskini yükseltiyor. Hırsızlık suçunu temel alan profil ve faktör analizinde, çocukları hızla kazanç sağlama isteği ve akran etkisi gibi psikososyal unsurlar belirgin rol oynuyor. Düşük sosyoekonomik koşullar ve duygusal düzenleme güçlükleri, bu suça eğilimi besleyen diğer faktörler arasında bulunuyor. Dijital bağımlılık ve şiddet ortamlarının da gençlerin yaşamını olumsuz etkilediği tespit edildi. İçişleri Bakanlığı’nın ikinci çalışması, 10-19 yaş arası gençlerin sosyal medya ve dijital oyun kullanımı ile suç ve şiddet eğilimleri arasındaki bağlantıyı ortaya koydu. Öğrencilerin internet ve sosyal medya kullanım süreleri arttıkça, akademik başarılar düşerken, aile içi şiddet ve iletişim sorunları da artış gösterdi. Yakın çevredeki şiddet ve cezaevi yakınlarının varlığı, duygusal ve sözel şiddet deneyimlerini de beraberinde getiriyor. Bu veriler, gençlerin yaşam koşullarını ve risk faktörlerini anlamak adına kritik önemdedir.