İsrail, İran'a olası yeni saldırılar yapmayı planlıyor ve bölgedeki gerilimi artırmak için çeşitli stratejiler üzerinde çalışıyor. İsrail Ordu Radyosu'na konuşan üst düzey savunma yetkilileri, İran'a yönelik son saldırılarda enerji ve petrol tesislerinin hedef alınmadığını, ancak bu fırsatı kullanmak için hazırlıkların sürdüğünü belirtti. Yetkililer, bunun İran'ı müzakerelerde esnemeye zorlama amacını taşıdığını da sözlerine ekledi.
Yetkililer, İran'ı taviz vermeye zorlamak amacıyla saldırıların yeniden başlatılabileceğini ancak bunun garantisinin olmadığını vurguladı. Eğer saldırılar gerçekleşirse, İran'ın daha da zayıflayacağını ve köşeye sıkışacağını ifade eden kaynaklar, aynı zamanda İran'ın teslim olmasının otomatik olarak müzakerelerdeki tüm talepleri kabul edeceği anlamına gelmediğini belirtti.
Öte yandan, İsrail'in Körfez'deki son gerginliklerde ABD'ye destek verdiği ve sürecin liderliğini Washington'a bırakma tavsiyesinde bulunduğu görülüyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki kuşatmanın İran üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu ve bu baskının artmaya devam ettiğini belirtiyor. Eğer savaş yeniden başlatılacaksa, bunun yakın zamanda gerçekleşmesi gerektiği görüşü hakim.
Geçen gün CNN'e açıklamada bulunan bir İsrailli yetkili, ABD ve İsrail'in Washington ile Tahran arasındaki gerilimi tırmandırmak ve İran'a baskı yapmak amacıyla olası bir saldırıyı planladığını iddia etti. Bu sırada, ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilere yönelik yardım girişimi olarak adlandırılan 'Özgürlük Projesi'ni kısa süreliğine durdurduğunu duyurdu. Trump, bu operasyonun insani amaçlı olduğunu ve çeşitli ülkelerin katkısıyla gerçekleştirildiğini açıkladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise, İran'ın ABD gemisine saldırdığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu savundu. Ancak bölgedeki tansiyon, İran'ın Hürmüz üzerinden deniz trafiğini engelleme girişimleri ve karşılıklı uyarılarla devam ediyor. İran ordusu, ABD gemisine karşı uyarı amaçlı füzeler ve insansız hava araçları fırlattığını duyurdu. Tüm bu gelişmeler, bölgedeki risklerin devam ettiğini gösteriyor ve bölgesel güvenliği tehdit ediyor.