Türk kültürüne ve el sanatlarına yeni bir soluk getiren Kocaeli çiftçisi, taşları sanata dönüştürerek hem özlemini gideriyor hem de geleceğe güzel bir miras bırakıyor.Çat'ın Karaca köyünde çiftçilik yapan 60 yaşındaki İlhami Kocaeli, yaklaşık iki yıl önce ikiz torunlarının doğumu nedeniyle Tekirdağ'a gitti. Eşine olan özlemi ve doğaya olan ilgisiyle, Bingöl'ün Yedisu ilçesindeki Kaşıklı köyüne traktörle gezmeye giderken bulduğu ilk taşı işlemeye başladı.
Başlangıçta eşinin yüzünü nakşetmeyi amaçlayan Kocaeli, zamanla taşları şekillendirmeye ve çeşitli figürler işlemeye başladı. Orijinal tasarımlarını karartırken ve şekillendirirken, balta, keser, demir testeresi ve eğe gibi aletleri kullanıyor. Kartal, Çifte Minareli Medrese, deve kuşu ve Atatürk gibi figürlerle yaklaşık 160 eser çıkardı. Bahçesi, adeta açık hava müzesi gibi olan Kocaeli, bu eserleri sergileyerek kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.
Kocaeli, sadece taş sanatıyla kalmayıp bağlama çalıp türkü söylemekten de büyük keyif alıyor. Eserlerine, Türk bayrağını ve Atatürk'ü de dahil ederek milli duyguları ön plana çıkarıyor. Kendisiyle yapılan röportajda, gençlere örnek olmak ve onları teşvik etmek amacıyla sergi açmayı planladığını söyledi. Ayrıca 'Erkek ve kadın figürlerini veya ulusal sembolleri kafamda canlandırıyorum ve bunları taşa işliyorum' diyerek çalışmalarını anlatıyor.
İlhami Kocaeli'nin eşi, Tekirdağ'da olduğu dönemde eşinin bu sanatçı yönünü fark ettiğinde şaşırmış ve gururlanmış. Eşine duyduğu sevgiyle, yaptığı eserlerin ona olan özleMINİ ve sevgisini yansıttığını belirten Kocaeli, 'Şu an hiç yüzüme bakmıyor, taşlara vurarak kendini ifade ediyor' açıklamasını yaptı. Kocaeli, yaşına rağmen sanat tutkusunu devam ettirerek, gençlere ilham kaynağı olmayı amaçlıyor ve kültürel değerleri yaşatmak için uğraşıyor.