Türkiye, uluslararası iklim politikasında önemli bir rol üstleniyor ve COP31 sürecinin başkanlığını büyük bir titizlikle yürütüyor. BM Genel Sekreter Yardımcı Yardımcısı ve İklim Eylemi Ekibi Özel Danışmanı Sayın Selwin Hart, Türkiye’nin bu sürecin liderliği açısından büyük değeri olduğunu belirterek, "Az ülkede böyle bir yetenek var; kuzeyi, güneyi, doğuyu, batıyı bir araya getirebilme yeteneği çok az ve Türkiye onlardan biri" ifadelerini kullandı.COP30 Başkanı Andre Correa do Lago da Türkiye’nin ‘Geleceğin COP’u’ söyleminin anlamına vurgu yaptı. Correa do Lago, "Artık konsensüse ihtiyacımız yok ve bence ‘Geleceğin COP’u’ beklentimizi karşılayan bir vizyon sunuyor. Biz de gereğini yapacağız." dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yaptığı açıklamada, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle yeni olanaklar sağlandığını belirtti. Bu düzenleme kapsamında, doğal oksijensiz ortamların ve derinliği 250 metreden fazla olan anoksik deniz tabakalarının, sadece Karadeniz’de bulunduğunu ve korunan alanlar hariç olmak üzere inorganik atıkların boru hattı aracılığıyla bertaraf edilmesine izin verildiğini ifade etti. Bu gelişmeyle birlikte sera gazı emisyonlarının azaltılması amaçlanıyor.
Kurum, bilim insanlarının çalışmalarına da değinerek, 22 bilim insanının çalışmalar yaptığını ve bu anoksik ortamların sadece Karadeniz’de bulunduğunu doğruladı. Bu gelişmeler, bölgesel ve küresel iklim politikaları açısından önemli bir adım olarak görülüyor.