Savaş bölgelerinde yaşanan enerji ve tarım ürünleri krizleri, Türkiye’de çiftçinin maliyetlerini artırıyor. Bayraktar, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin tarımsal girdi piyasalarına olumsuz etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye’de tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazotun büyük bir kısmının ithal edildiğine dikkat çeken Bayraktar,bu girdilerin fiyatlarının uluslararası piyasalardaki gelişmeler ve dolar kuru ile yakından ilişkili olduğunu belirtti. Özellikle enerji ve gübre tedarikinde yaşanan aksaklıkların, küresel gıda ve tarım sistemlerine ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Nitekim İran ve İsrail arasındaki çatışma sonrası gübre fiyatlarında yaşanan ani artışlar, bu krizlerin nelere yol açabileceğinin göstergesidir.
Bayraktar, gübre fiyatlarındaki artışların detaylarını paylaşırken, savaş öncesi ve sonrası fiyatları karşılaştırdı. Kalsiyum amonyum nitrat gübresinin tonu 16 bin 48 liradan 20 bin 295 liraya yükselmiş, amonyum sülfat yüzde 23,3 artışla 17 bin 439 liraya ulaşmıştır. ÜRE gübresinin fiyatı yüzde 19,5 artışla 31 bin 124 liraya; DAP gübresinin ise yüzde 9,6 artışla 38 bin 943 liraya yükselmiştir. Bayraktar, doğru zamanda ve doğru miktarda gübre kullanmanın tarımsal verim üzerinde önemli katkıları olduğuna işaret ederek, maliyet artışlarının, çiftçilerin gübre teminini zorlaştırabileceği ve bu durumun verim kaybına yol açabileceğini söyledi. Türkiye’de tarımda gübreye ihtiyaç artarken, pek çok çiftçinin deposunda gübre kalmadığını belirtti.
Savaşın tarımsal ürün arzını olumsuz etkileyerek, tüketici fiyatlarının da yükselmesine neden olacağı öngörülüyor. Bu kapsamda, gübre piyasalarını stabilize etmek amacıyla bazı önlemler alındı. Gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, ihracatın yasaklanması ve 10 yıldır uygulanan yüzde 33'lük amonyum nitrat yasağının kaldırılması, alınan adımlar arasında yer alıyor. Ancak, en kritik konu çiftçilerin bu yüksek fiyatlarda gübre satın alabilmesi ve piyasada makul seviyeleri görebilmesi. Bayraktar, bu noktada destek paketlerinin hayata geçirilmesinin özellikle önemli olduğunu vurguladı.
Bayraktar, mazotta da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirterek, savaş öncesi litresi 61,41 lira olan mazot fiyatının savaş sonrası yüzde 22,3 artarak 75,12 liraya yükseldiğine dikkat çekti. Mazotun yaklaşık yüzde 40’ının vergilerden oluştuğunu hatırlatan Bayraktar, tarımsal üretimde mazotun olmazsa olmaz bir girdi olduğunu söyledi. Uzun yıllardır dile getirilen vergi indirim talebine dikkat çeken Bayraktar, çiftçilerin artan maliyetler karşısında korunması gerektiğine vurgu yaptı. Tarım üretiminin sürdürülebilirliği ve gıda arz güvencesi için, özellikle gübre ve mazotta desteklerin artırılması ve ilgili kurumların tedbirler alması büyük önem taşıyor. Savaşın uzama ihtimali göz önünde bulundurularak, üretici üzerindeki maliyetleri hafifletecek adımların atılması gerektiği çağrısında bulundu.