28 Şubat'tan sonra küresel jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarındaki artış, piyasalarda yeni bir yön değişikliğine neden oldu.İsrail, ABD ve İran arasındaki savaşın başlamasıyla petrol fiyatları hızla yükselirken, dünya genelinde enflasyon endişeleri artıyordu. Bu durum, merkez bankalarını sıkılaştırıcı politikaları devreye sokmaya itti. ABD Merkez Bankası'ndan faiz indirim beklentileri ertelenirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da politika faizini sabit tutarak piyasalara istikrar sinyali verdi.
Mart ayı itibarıyla bankalarda mevduat faizleri hızla yükselmeye başladı. Şubat sonunda %40 seviyelerinin altına gerileyen oranlar, son 1 ay içinde büyük değişim göstererek bazı bankalarda %47 seviyesine çıktı. Bankalar, özellikle yeni müşteri ve ilk kez vadesiz mevduat hesabı açanlara yüksek faiz sunarken, vadeli hesap yenilemelerinde oranlar değişkenlik gösterebiliyor.
Piyasanın yeni durumu, faizlerin önümüzdeki dönemlerde daha da artabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Güncel oranlarla 1 milyon TL’si olan birinin aylık kazancı, yaklaşık olarak 27.000 TL ile 30.000 TL arasında değişiyor. Uzmanlar, kısa vadede faizlerin %50 seviyesine ulaşma olasılığı bulunduğunu söylüyor. Ancak enflasyonda yeni bir bozulma ya da TL'ye talebin zayıflaması bu seviyelerin gerçekleşmesini sağlayabilir.
Riskten kaçınan yatırımcılar için mevduat, şu an en güvenli ve kârlı seçenek olarak öne çıkıyor. Altında yaşanan düşüş, faizlerdeki yükseliş ve güvenli liman talebinin azalmış olması, mevduatı ön plana çıkarıyor. Orta ve uzun vadede ise jeopolitik riskler devam ettiği sürece altın tekrar yükseliş gösterebilir. Şu anda mevduat faiz oranları %42-45 seviyesinde seyrediyor ve 32 gün vadeli 30.000 TL tutarındaki yatırım yaklaşık 27.050 TL ile 29.759 TL net kazandırma potansiyeline sahip.