Savaşın gölgesinde küresel turizm sektörü büyük bir belirsizlikle karşı karşıya kalıyor.ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın bölgedeki füzeli saldırıları, turistlerin güvenliğine ilişkin endişeleri artırıyor. Normalde 2026 yılında yüzde 4-5 arası büyümesi beklenen dünya turizmi, bölgesel risklerin artmasıyla yavaşlamaya yüz tutabilir. Bu durum, turistlerin rotalarını ve tercihlerini yeniden gözden geçirmelerine neden oluyor.
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün 2025 verilerine göre, pandemi sonrası rekor kıran turizm gelirleri ve büyüme trendleri, artan savaş riskleriyle sarsılıyor. Orta Doğu bölgesi, pandemi öncesine göre yüzde 39 büyüyerek önemli bir turizm merkezine dönüşmüş olsa da, günümüzde güvenlik endişeleri nedeniyle hareketliliğin azalması bekleniyor. Körfez ülkeleri, 2030 hedefleri doğrultusunda ekonomik çeşitlendirme ve turizm yatırımlarını sürdürürken, savaşın etkisiyle bu planların sekteye uğrama riski bulunuyor.
İspanya, ABD’den gelen turizm çıkışlarında artış ve bölgedeki gücünü koruma çabası ile dikkat çekiyor. Türkiye ise, bölgedeki turbulanslara rağmen, geçmişteki güvenlik algısıyla turizmde önemli bir destinasyon olmaya devam ediyor. Türk ve Yunan halklarının karşılıklı ziyaretleri, hem ekonomik hem de kültürel ilişkileri güçlendiriyor. Ancak, bölgede yaşanan güvenlik sorunları ve artan maliyetler, tercihleri etkileyebilir. Uçuş ağlarında yaşanan aksaklıklar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, seyahat çoğunlukla olumsuz etkiliyor. Ayrıca, İran’ın Nevruz Bayramı gibi önemli tatillerinde turizm hareketi, savaş nedeniyle daha düşük seviyelerde kalabilir. Bu ortamda, turizm gelirleri ve küresel seyahat trendleri büyük ölçüde değişim gösterebilir.