İran'ın yer altı füze üsleri, bölgedeki stratejik dengeleri önemli ölçüde etkiliyor. Ortadoğu'nun en büyük ve en gizemli füze depolama ve fırlatma merkezleri, ülke genelinde dağlar ve derin yer altı tünellerine inşa edilerek savaşa hazır hale getirildi. 2025 yılındaki yeni tesislerin açılışıyla birlikte bu üslerin kapasiteleri genişletildi ve menzili 2 bin kilometreye ulaşan füzeleri barındırma imkanı sağlandı.
İran, bölgedeki askeri varlığını güçlendirmek amacıyla geliştirdiği dev sığınaklar ve yer altı füzeleriyle ABD ve İsrail'in saldırılarına karşı direnç kazanmış durumda. İran Devrim Muhafızları, buradaki üslerin güçlerini ve yeni füzeleri kamuoyuyla paylaşırken, bölgedeki dengeyi değiştirecek stratejik hamleler yapmaya devam ediyor. Ayrıca, yer altında ateşleme yapabilen sistemler ve raylı tüneller gibi gelişmiş altyapılar, bu üslerin gizliliğini ve savunmasını artırıyor.
ABD ve İsrail ise bu üslerin giriş ve çıkış noktalarına yönelik operasyonlar planlıyor. Hedefleri, mobil fırlatma rampalarını ve tünelleri vurmak suretiyle İran’ın füze kabiliyetini sınırlandırmak. İsrail, saldırıların ilk günlerinde Tebriz’deki üslere ve füze depolama merkezlerine odaklandı. Ancak ilk haftadan sonra İran’ın fırlatma kapasitesinde önemli bir azalma yaşanmadı ve ülke, saldırılara rağmen gücünü koruyor. Uzmanlar, bu yer altı üslerinin gerçek tehdit seviyesini tartışmaya devam ediyor ve kıyaslamalar yapıyor.