Uluslararası sistemdeki kırılmalar ve krizler, küresel düzeni yeniden şekillendiriyor. Beşiktaş'ta gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi'nde uzmanlar, krizlerin anlatılar ve güç politikaları üzerindeki etkisini tartıştı. Duran, zirvede yaptığı konuşmada, 5. kez düzenledikleri etkinliğin katılımcılar için büyük bir onur ve memnuniyet kaynağı olduğunu belirtti.
Zirve kapsamında düzenlenen panellerde, küresel gündemin güncel meseleleri ve stratejik iletişimin teknik boyutları ele alınıyor. Bu yılki tema olan 'Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı' çerçevesinde, uluslararası krizlerin derinlemesine analizi ve yeni düzen arayışları masaya yatırıldı. Duran, özellikle Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin aşınma sürecine girdiğine dikkat çekerek, yeni bir dünyanın şekillenmekte olduğunu vurguladı.
Günümüzde belirsizlik ve güvensizlik ortamının güç kazandığını belirten Duran, askeri, ekonomik ve teknolojik araçların yeni saldırı biçimleriyle kullanıldığını söyledi. Uluslararası normların ve değerlerin saldırıya uğradığı bu dönemde, güç kullanımının ön plana çıktığını ifade etti. Ayrıca, güç kullanarak toprak kazanma ve soykırım gibi olayların yeniden gündemde olduğunu, çifte standartların sistematik bir şekilde uygulandığını dile getirdi. Gazze'deki olaylara değinen Duran, küresel sistemin adaletsizliğe sessiz kalışını ve medyanın dezenformasyon savaşında oynadığı rolü eleştirdi.
Dezenformasyon ve bilgi savaşlarının, yalnızca iletişim değil, küresel güvenlik anlamında da ciddi bir tehdit haline geldiğine vurgu yapan Duran, yapay zeka ve dijital manipülasyon araçlarının gerçekliği çarpıttığını belirtti. Uluslararası toplumun bu yeni gelişmelere hazırlıksız yakalandığını ifade ederek, hakikatin sistematik olarak aşındırıldığı bu çağda, bilgi ve gerçeklik arasındaki sınırların giderek kaybolduğunu anlattı. Türkiye'nin, dezenformasyonla mücadele adına kurduğu merkez ve yaptığı çalışmaların önemine değinen Duran, ulusal ve uluslararası seviyede birlikte hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Suriye, Irak ve Ukrayna gibi krizlerin öncesinden öngörüldüğünü, diplomasi ve arabuluculuk çabalarının bu süreçteki temel araçlar olduğunu belirten Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla adalete ve barışa yaptıkları vurgu ile, krizleri savaş ve güç kullanımı yerine diyalog ve uzlaşı yoluyla çözmeye devam edeceklerini dile getirdi. Ayrıca, hakikatin ve güvenin korunması uğrunda yürüttükleri çalışmaların, uluslararası toplumun en önemli sorumluluğu olduğunu vurguladı. Zirvenin sona ermesine az bir zaman kala, Duran, iletişimin ve güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi adına alınan kararların, kalıcı ve etkili sonuçlar doğuracağına inanç belirtti.