Hürmüz Boğazı’ndaki olası kesintiler, Türkiye’nin ekonomik görünümünü ciddi şekilde tehdit ediyor.Rapora göre, bölgedeki aksaklıklar günlük yaklaşık 15 milyon varil petrol akışını durdurma riskini taşıyor. Bu durum, enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açarken, alternatif enerji ve lojistik hatlarının kapasitesinin sınırlı kalması sorunu büyütüyor. Alternatif altyapılar olunsa da, olası kesintileri telafi etmenin zor olduğu vurgulanıyor.
Savaşın devam etmesi halinde, Türkiye’nin Körfez ülkelerine ihracatı yıllık yaklaşık 5 milyar dolar kayba uğrayabilir. Bölgedeki ihracatlarda Mart ayından itibaren belirgin düşüşler yaşanırken, Brent petrolün 100 dolar civarında seyretmesi halinde, Türkiye’nin ihracatı 22 milyar dolar artarak 295,5 milyar dolara ulaşabilir. Aynı zamanda ithalatın da 431 milyar dolar seviyesine çıkması bekleniyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin dış ticaret açığının yaklaşık 134 milyar dolar seviyesine yükselmesine neden olabilir. Uzmanlar, çatışmaların birkaç hafta devam etmesi ve Merkez Bankası’nın döviz likiditesini azaltması halinde ekonomik baskıların artmasını öngörüyor.
Yerel ve küresel çapta ekonomik maliyetler yükselmeye devam ediyor. Çevreci kuruluş 350.org’e göre, İran savaşı ilk ayında artan petrol ve doğalgaz fiyatları, dünya genelinde tüketici ve işletmelere 111 milyar dolarlık maliyet getirdi. Ayrıca, enerji şirketleri Chevron, Shell ve Exxon Mobil’in krizden karlar elde ettiği, hükümetleri ise bu kazançları vergilendirmeye çağırdığı belirtiliyor. Asya ülkeleri Filipinler, Hindistan ve Endonezya, enerji bağımsızlığı ve ek gelir sağlama amacıyla çeşitli vergilendirme ve yenilenebilir enerji projeleri başlattı. Analiz, enerji güvenliği ve fiyat istikrarı için yenilenebilir enerjiye yatırımın en etkili yol olduğunu ortaya koyuyor.
Öte yandan, ABD’de savunma sanayine ilgiyi artıran iddialar gündemdeki yerini koruyor. Financial Times’a göre, ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı bir danışman, İran savaşına öncesinde savunma sanayi şirketlerine milyarlarca dolar yatırım yapma girişiminde bulunmuş. Morgan Stanley ve BlackRock ile iletişim kuran bu danışmanın, Lockheed Martin ve Northrop Grumman gibi dev şirketlerin hisselerini içeren fonlara yatırım yapmak istediği belirtiliyor. Ancak, fonun o dönemde kapalı olması nedeniyle girişim başarısız olurken, savaşın başlangıcından bu yana söz konusu fon yüzde 12,4 değer kaybetti. Pentagon ise bu haberleri yalanlayarak iddiaların asılsız olduğunu, hiçbir resmi görüşme yapılmadığını belirtti.