Katar'ın enerji zenginliği insanları ve ekonomiyi büyük ölçüde şekillendirmişti. Katar, Basra Körfezi'ndeki doğal gaz rezervleriyle dünyada öne çıktı. Yıllarca sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatı sayesinde milyarlarca dolar gelir elde etti ve bu gelirlerle ülkeyi modern bir şehre dönüştürdü. Doha'da inşa edilen altyapı projeleri ve dev finansal kuruluşlar, ülkenin yükselişini sembolize etti. Ancak, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmalar ve bölgesel krizler, bu ülkenin ekonomik geleceğine gölge düşürdü.
New York Times'ın haberine göre Katar, yaklaşık 30 yıldır sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikiyle Asya ve Avrupa pazarlarına yöneldi. Bu gelirlerin büyük bir bölümü, ülkedeki altyapı yatırımlarına ve sosyal projelere aktarıldı. Doha’da metro sistemi ve Lusail gibi yeni şehirler, doğal gaz gelirleriyle inşa edildi. Fakat son dönemlerde Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla, ülke enerji ihracatında büyük bir darboğazla karşılaştı. Ras Laffan’daki üretim merkezleri faaliyetsiz kalırken limancılar ve limanlar kullanılmaz hale geldi. Enerji uzmanları, bu durumun Katar’ın ekonomik büyümesini ciddi şekilde yavaşlatacağını öngörüyor.
Stratejik danışmanlar ve yetkililer, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının iki yıl veya daha uzun sürebileceği endişesini taşıyor. Katar’ın üretim kapasitesi savaş öncesi seviyelerinin altına düştü ve uzun vadeli toparlanma yıllar alacak. IMF, Katar ekonomisinin bu yıl yüzde 8,6 küçüleceğini tahmin ediyor, özellikle enerji gelirlerinin azalmasıyla. Savaşın etkisi, ülkenin fosil yakıt bağımlılığını azaltmak için başlatılan girişimleri de zora soktu. Bu krizler, ülkede turizm ve finans sektörlerini de olumsuz etkiliyor ve ekonomik çeşitlenme planlarını risk altına alıyor.