ABD ve İran arasında yürütülen müzakereler, bölgede önemli bir dönüm noktası olmayı hedefliyor.ABD Başkanı Donald Trump, iki tarafın Orta Doğu’daki çatışmaları sona erdirebilecek bir anlaşmaya yakın olduğunu açıkladı. Bu anlaşmanın ana hatları arasında İran’ın nükleer programının yeniden yapılandırılması, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve bölgedeki vekil güçlerin durdurulması bulunuyor.
İran ve ABD yetkilileri, müzakerelerde önemli detaylar üzerinde uzlaşmaya çalışırken Washington'ın ve İran’ın bu konuları farklı şekillerde yorumladığı ortaya çıktı. The New York Times, anlaşmanın çözülmesi gereken beş ana konu üzerinde durdu. En kritik konu olan İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun imhası ve zenginleştirme faaliyetlerinin geleceği, taraflar arasında en çok tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.
Nükleer programın geleceği konusunda, ABD yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesini istiyor, ancak bu konuda uygulama detayları henüz netleşmedi. İran, ise stoklar ve faaliyetlerin durdurulması konusunda daha temkinli. Uzmanlar, füze programının anlaşmada yer almamasının bölgesel güvenlik risklerini artıracağını belirtiyor.
İkinci önemli başlık ise Hürmüz Boğazı’nın kontrolü. İran, bölgedeki fiili kontrolü artırmak istiyor, ancak ABD, deniz ablukasını kaldırmak için anlaşmaya bağladı. Bu durum, bölgedeki deniz trafiğini ve güvenliği etkileyen kritik bir konu olmaya devam ediyor.
Üçüncü madde olan dondurulmuş İran varlıkları konusu, yaklaşık 25 milyar dolar tutarında varlığın serbest bırakılmasını öngörüyor. İran, uzun yıllardır devam eden yaptırımlar nedeniyle bu paraları talep ederken, ABD mevcut aşamada herhangi bir çözüm sunmadı ve anlaşmanın şartlarına bağladı.
Dördüncü konu ise İran destekli vekil güçler. Özellikle Lübnan’daki Hizbullah, bölgedeki önemli müttefikler arasında yer alıyor. İran, bölgedeki çatışmaların durdurulmasını istediğini belirtirken, İsrail ise kendini savunma hakkını vurguluyor. Anlaşmada vekil kuvvetler konusu doğrudan yer almıyor, ancak bölgedeki güvenlik endişeleri devam ediyor.
Son olarak, İran’ın balistik füze programı bölgedeki güvenlik tartışmalarında ön plana çıkıyor. ABD ilk başta bu programın da kısıtlanmasını isterken, mevcut taslakta bu konu yer almıyor. Uzmanlar, füze kapasitesinin anlaşmanın dışında kalmasının, bölgesel çatışma risklerini artırabileceği görüşünde.