İstanbul'daki casusluk ve siyasi gölge operasyonları yeni iddianameyle ayyuka çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davası kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun da dahil olduğu şüphelilere yönelik iddianamede, yurt dışı bağlantılar ve gizli bilgilerle hükümeti hedef alan büyük skandallar yer aldı.
İddianamede, tutuklu Hüseyin Gün'ün el konulan cep telefonundan elde edilen 721 notun detaylı incelemesiyle, yabancı istihbarat kurumlarına aktarılan veriler ve teknik erişim imkanları ortaya çıktı. Notlardan biri, şirketlere ait internet linkleri, kullanıcı adı ve şifrelerin yer aldığı bilgiler içerirken, başka bir not, seçimlere ilişkin yapay zeka destekli karalama kampanyalarını ve sosyal medya manipülasyonlarını ortaya koyuyor. Gün'ün Wickr programı üzerinden 'alexwashington' rumuzuyla gizli yazışmalar yaptığı da fark edildi.
Görev aldığı notlar ve yazışmalar birebir yurt dışı bağlantılı istihbarat çalışmalarıyla ilgilidir. Özellikle elektronik posta, gizli belgeler ve kişisel verilerin, kamu ve özel kurumlara ait yazışmalarla paylaşıldığı tespit edildi. Ayrıca, Gün'ün ortak olduğu ve FETÖ ile bağlantılı yurt dışı şirketlere yapılan para transferleri de iddianamede yer aldı. Yurt dışı kaynaklı istihbarat firmalarıyla yürütülen para transferleri ve gizli projeler ülkede huzursuzluk yaratmak amaçlı olabileceği değerlendiriliyor.
Ayrıca, Gün'ün günlük yaptığı notlar ve iletişimleri kapsamında, yerel ve uluslararası önemli şahıslarla kurduğu bağlantılar da detaylandırıldı. İsrail vatandaşları, çeşitli hükümet görevlileri ve ABD'nin eski istihbaratçılarının telefon numaralarının detayları, bu bağlantıların boyutunu gözler önüne seriyor. Özellikle, Gün'ün el yazısıyla tuttuğu günlüklerde farklı ülkelerdeki darbe ve iç karışıklık planlarıyla ilgili analizler ve faaliyetler not edildiği ortaya çıktı. Bu bilgiler, ülke içi güvenlik endişelerini artırıyor.
İddianamede, Gün'ün ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi dahilinde hareket ettiği, seçimi manipüle etmeye yönelik gizli çalışmalar ve algı operasyonları düzenlediği de belgeyle kanıtlandı. Özkan ve Yanardağ gibi isimlerin de bu kara operasyonlarında aktif rol aldığı, sahte belgeler ve manipüle edilen verilerle hükümetin ilerleyişini sekteye uğratmaya çalıştıkları açıklandı. Kanal ve medya bağlantılarıyla yapılan algı operasyonlarının ulusal güvenliğe tehdit oluşturduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda, yurt dışı istihbarat kurumları ve para transferleriyle gerçekleştirilen gizli faaliyetler, ülkedeki siyasi dengesizlikleri derinleştiriyor.