CHP’de büyük yönetim krizine sahne olan kurultay ve liderlik mücadelesi sürüyor. Yargı kararları ve parti içi imza savaşlarıyla gündemde olan CHP’de otorite ve delegelerin geleceği tartışılıyor. Kılıçdaroğlu ve Özel’in karşılıklı hamleleri, parti içi gerilimi artırırken, olası kurultay ve seçim stratejileri de şekilleniyor.
Türk siyasi tarihinin ilk mutlak butlan tecrübesini yaşayan CHP’de yönetimsel bölünmüşlük derinleşiyor. Yargı kararlarıyla yeniden genel başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu, partiyi yeniden yapılandırma ve güçlendirme adına girişimlerde bulunuyor. Aynı zamanda, koltuğunu bırakmak zorunda kalan Özgür Özel ise, yeniden Grup Başkanı olarak yönetimde söz sahibi olmak ve muhalefeti güçlendirmek amacıyla imza toplamaya devam ediyor. İki lider ve partililer arasında yaşanan bu mücadele, hem hukuki hem de siyasi arenada devam ediyor.
Özellikle grup toplantısı ve kurultay sürecinin nasıl işleyeceği konusunda kafa karışıklıkları yaşanırken, CHP’de imza toplamaya başlayan Özel’nin ekibi, en kısa sürede olağanüstü kurultay çağrısını resmen iletmek için çalışmalarını hızlandırdı. CHP’nin yaklaşık 1134 olan delege sayısının yarısından fazlasının imzası, kurultayın gerçekleşmesi için yeterli olacak. Kılıçdaroğlu ise, kurultay planlarını zamana yayma ve olağanüstü kurultay gerçekleşemeyebilir endişeleriyle hareket ediyor. Bu karmaşık ortamda, partinin seçimlere katılım durumu da netlik kazanmıyor. Siyasi Partiler Yasası’nın 6 yıl kurultay yapılmaması halinde seçimlere girememe şartını hatırlatan Özel ve ekibi, hukuki zeminde son sözü almaya çalışıyor. Öte yandan, CHP’de mali inceleme ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmalar devam ediyor, bu da partinin itibarını etkiliyor.