Yunanistan NEA gazetesi, Türkiye ile Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni bir krizin çıkma ihtimaline dikkat çekti.Gazetede yayımlanan analizde, son aylarda yeniden gündeme gelen “Mavi Vatan” doktrini temel alınarak Türkiye-Yunanistan ilişkileri incelendi. Analizde, “Türkiye ile yeni bir kriz çıkma olasılığı ne kadar yüksek?” sorusuna cevap aranırken, Ankara’nın bölgedeki kararlılığını sürdürebildiği ve iletişim kanallarını açık tuttuğu vurgulandı.
Gazete, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de savunduğu tezlerden geri adım atmadığını belirterek, “Mavi Vatan” doktrininin uzun vadeli bir strateji olarak benimsenmiş, bölgesel vizyonun temel unsuru haline geldiği görüşünü paylaştı. Analizde, bu tutumun geçici değil, Türkiye’nin bölgesel güç politikalarının kalıcı bir parçası olduğu vurgulandı.
NEA’nın analizinde, Ege’de tansiyonun artma ihtimaline rağmen, kontrolsüz askerî tırmanma risklerinin geçmişe kıyasla daha düşük olduğu ifade edildi. ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkiler, enerji politikaları ve bölgesel güç dengesi, bu durumu belirleyen en önemli faktörler olarak sıralandı.
Yazıya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, askeri gücünü sahadaki caydırıcılığı ve diplomatik hamleleriyle dengelediyor. Ankara, doğrudan çatışmadan çok güç gösterisi yaparak, müzakere masasında Atina’ya karşı avantaj sağlıyor.
Analizde, Yunanistan’ın son dönemde savunma kapasitesini artırdığına dikkat çekildi. Rafale savaş uçakları, modernize edilen F-16 Viper filosu ve envantere girmesi beklenen F-35’ler, Atina’nın caydırıcılığını güçlendirse de, Türkiye’nin askeri gücü ve bölgedeki etkinliği öne çıkmaya devam ediyor.
2026 yılı için en güçlü senaryonun, tam bir sükunet ya da çatışma yerine “yoğun söylemler, diplomatik hamleler ve zaman zaman yükselen tansiyonların eşlik ettiği kontrollü bir kriz ortamı” olduğu analiz edildi. Diplomatik iletişim kanallarının açık tutulması, olası krizlerin yönetiminde kritik öneme sahip görülüyor.
Son olarak, Türkiye’nin askeri kapasitesi ve bölgesel stratejik duruşunun Ege’deki ana belirleyici unsur olmaya devam ettiği vurgulandı.