Gazze’ye insani yardım ulaştıran Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından saldırıya uğradı. 20 Türk vatandaşımızın alıkonulduğu olay, bölgedeki tansiyonu yükseltiyor.
12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden Akdeniz’e açılan filoya, Girit Adası açıklarında İsrail savaş gemileri ve drone’ları yasa dışı müdahalede bulundu. 29 Nisan gecesi ise, Girit’in batısında, uluslararası sularda 39 ülkeden toplam 31 aktivist, bunların 31’i Türk vatandaşı olmak üzere, yasa dışı müdahaleye maruz kaldı. İsrail güçleri, 21 tekneyi alıkoyarken, 17 tekne Yunan sularına giriş yaptı ve 14’ü seyrini sürdürdü.
Alınan bilgilere göre, İsrail bu saldırıda Girit Adası’nı lojistik ve operasyon merkezi olarak kullandı. Saldırıda kullanılan botlar ve unsurlar, İsrail donanmasına ait Sa’ar 6 tipi savaş gemileriyle bölgeye getirildi. Ayrıca, Alman yapımı dört korvetin de bölgede operasyon yaptığı belirtildi. İnşaat maliyeti 480 milyon dolar olan bu gemiler, Alman hükümetinin üçte biri olan finansmanla inşa edildi ve Almanya, İsrail’e silah ihracatını sürdürüyor. Bu gelişmeler, Almanya’nın İsrail’e verdiği desteğin devam ettiğini gösteriyor.
Yunanistan’da muhalefet ise, Hükümetin filonun serbest seyrini sağlayamamasına tepki gösterdi. Yeni Sol Parti, İsrail ve savaş suçlusu Netanyahu ile stratejik iş birliğine karşı çıkarken, eski Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, Yunanistan’ın suç ortağı olmaktan kaçınması gerektiğini vurguladı. Aktivistler, bölgede İsrail’in yasa dışı müdahalesini ve sahil güvenliğin uzaktan izlemesini eleştiriyor. Ayrıca, hükümet yetkilileri ise bölgede önceden istişare yapılmadığını belirtti ve uluslararası hukuka uygun hareket edilmesini çağrısında bulundu.
Meclis ise, saldırıya karşı ortak tepki gösterdi ve uluslararası mahkemelerde hesap sorulmasını kararlaştırdı. Siyasi liderler, saldırıyı savaş suçu olarak nitelendirip, vatandaşların ve insani yardım çalışmalarının yanında olduklarını açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise, saldırıyla ilgili re’sen soruşturma başlattı. Filodaki Türk aktivist Ferzan Çiftçi, erken müdahale nedeniyle şaşkın olduğunu ve bölgedeki hareketlilikten endişe duyduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Parlamentosu da, saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getirdi. Dışişleri Bakanlığı, saldırıya uluslararası hukuku hedef alan korsanlık eylemi olarak tepki gösterdi ve bölgedeki gelişmeleri yakından takip etti.