Çanakkale Zaferi'nin en önemli kahramanlarından Nusret Mayın Gemisi, tarih öncesi bilinmeyen bir gerçek ile gündemde. Araştırmalar, Nusret'in mayın dökmeden önce karaya oturduğunu ve bu olayın savaşın gidişatını nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. 8 Mart 1915'te Erenköy Koyu'nda dökülen mayınların büyük stratejik önemi bulunmaktadır. Ancak, yapılan yeni çalışmalar geminin, mayınları denize dökmeden aylar önce Rumeli sahilindeki Yalova Burnu ve Uzunburun mevkilerinde karaya oturduğunu gösteriyor.
Deniz savaşlarının seyrini değiştiren ve müttefikler için büyük felaketlere yol açan bu tarihî olay, dönemin zorlukları ve kriz yönetiminin ne kadar kusursuz olduğunu kanıtlıyor. Çanakkale Savaşları Enstitüsü'nün detaylı araştırmaları, Nusret'in savaş öncesi bu olayla ilgili bilinmeyen yönlerini gün ışığına çıkarıyor.
Yapılan detaylı incelemeler, Nusret'in toplamda 18 farklı mayın hattı kurduğunu ve bu engellerin savaşın kaderini belirlediğini ortaya koyuyor. En yoğun faaliyet gösteren gemi olan İntibah vapuru, 11 hattı hazırlarken, Selanik ise 3 hattın kurulmasına katkı sağladı. Nusret ise 9, 12 ve 16'ncı engeller dahil toplamda büyük stratejik öneme sahip 11 mayın hattını sulara bıraktı. Bu operasyonlar, 18 Mart zaferinin temel taşlarını oluşturdu.
Uzmanlar, Nusret'in yaşadığı karaya oturma olayının, boğaz savunmasının ne denli profesyonel ve planlı olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Müttefiklerin deniz geçişlerini engelleyen bu mayın hattı, büyük bir felaket yaşatan düşman zırhlılarına ağır kayıplar verdirdi. Bu başarı, Türk askeri ve müttefiklerin uyumlu çalışmasının ve stratejik zekanın sonucu olarak kabul ediliyor. 18 Mart Zaferi, yalnızca şans değil, güçlü irade ve iyi planlama sonucudur, diyorlar.