Arnavutluk'ta yapay zekâ sanal bakan Diella'nın yüz ve sesinin izinsiz kullanımı büyük tepki topladı. 11 Eylül 2025’te Başbakan Edi Rama, yapay zekânın oluşturduğu sanal Diella’yı yolsuzlukla mücadele bakanlığına atadığını duyurdu. Bir ay sonra, Diella’nın 83 çocuğa hamile olduğunu espriyle anlatan Rama, bunun aslında 83 milletvekiline yapay zekâ asistanı (dijital çocuk) üretileceği anlamına geliyordu. Ancak bu avatar için gerçek Arnavut aktrist Anila Bisha’nın yüz ve sesinin izinsiz kullanıldığı ortaya çıktı. 57 yaşındaki Bisha 30 yıllık kariyeri boyunca sahne ve ekranlarda birçok kadın karakteri canlandırmış olsa da, yapay zekâ avatarının siyasi kampanyalara alet edilmesine tepkili.
Anila Bisha, hükümetin kendisini istismar ettiğini fark edince, avatarın yok edilmesi için mahkemeye başvurdu. Ancak mahkeme talebini reddetti. Oyuncu, insani haklarının ihlali nedeniyle 1 milyon euro (52 milyon TL) tutarında tazminat talep edip yeni bir dava açmaya hazırlanıyor. Bisha, bu süreçte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de başvurmayı planlıyor ve hükümete sesleniyor: “Bana yüzümü ve sesimi geri verin, beni kullanmayın.”
Sanal Diella yüz ve sesi nasıl kullanıldı? Anila Bisha, 2025’in başlarında Arnavutluk’un çevrimiçi devlet hizmetleri portalında, halkın dijital işlemlerine yardımcı olmak amacıyla yüz ve sesini yapay zekâ teknolojisiyle kullanmayı kabul etti. Bu anlaşma kapsamında, avatar için detaylı çalışmalar yapıldı ve saatlerce ses kaydı alındı. Sonuçta “Diella” adlı bot ortaya çıktı ve birkaç ay içinde platformda milyonlarca etkileşim sağladı, yaklaşık 40 bin belge düzenledi. Ancak bu anlaşma Aralık ayında sona erdi. Buna rağmen, hükümetin Diella’yı sanal bakan yapmasıyla Anila Bisha’nın yüz ve sesinin izinsiz kullanımı ortaya çıktı.
Hükümet yetkilileri, kamuoyunun tepki göstermesi üzerine avatarın ve yapay zekâ figürünün kullanımı konusunda sessiz kaldı. Anila Bisha, yaşadığı hukuki ve kişisel mağduriyet karşısında, haklarını geri almak ve avatarın kullanılmasını durdurmak için mücadele ediyor. Bu gelişmeler, yapay zekâ teknolojilerinin etik kullanımı ve bireysel haklar açısından önemli bir sorun haline geldi.