ABD,Kıbrıs'taartık sadece siyasi değil, askeri arenada da etkin konumunu pekiştiriyor.Balıkesir'deki F-16 kazası gibi gelişmelerin ardından bölgedeki askerî varlığını güçlendirmeyi sürdüren Washington, Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle askerî ve siber alanlarda işbirliğini derinleştiriyor. CNN Türk Lefkoşa temsilcisi Ömer Bilge’nin aktardığına göre, Amerikan askerleri Rum güvenlik güçlerine anti-terör eğitimleri veriyor ve Rum ordusunun envanterinin modernizasyonuna destek sağlıyor. Bu adımlar, bölgede NATO ve NATO benzeri askeri yapıların yeni bir boyut kazandığını gösteriyor.
ABD'nin bölgedeki varlığı, sadece eğitim ve silah desteğiyle sınırlı kalmıyor. Rum Yönetimi’nin NATO üyeliği talebine karşılık, Washington burada askeri üs ve limanlar üzerinde pazarlıklar yürütüyor. Özellikle Baf'taki Andreas Papandreu Hava Üssü, yeni nesil helikopter pistiyle ABD'nin bölgedeki operasyonel avantajını artırmayı hedefliyor. Rum tarafı ise ABD'ye NATO muamelesi yapılması talebinde bulunuyor ve bu kapsamda Rum ordusu ile Amerikan birlikleri birlikte eğitimler gerçekleştiriyor.
İsrail faktörü ise bölgedeki gelişmelerde önemli bir rol oynuyor. İsrail, sessiz ama etkili bir şekilde Rum yönetimi ve bölgedeki güçleri eğitiyor, “Demir Kubbe” füze sistemleriyle adada konuşlanıyor. Silahların işletilmesinde İsrail askerî danışmanların aktif rol aldığı, mülkiyetin ise büyük ölçüde İsrail’de olduğu değerlendiriliyor. Aynı zamanda, Kıbrıs’ta Yahudi nüfusun artması ve güvenlik şirketleriyle işbirliği, bölgedeki gizli planların kapsamını ortaya koyuyor. Bu gelişmeler, bölgeyi adeta yeni bir “küçük Moskova” haline getiriyor ve bölgedeki güç dengesini sarsıyor.
Güney Kıbrıs’ta artan Amerikan ve İsrail etkisi, bölgenin dinamiklerini değiştirirken Türkiye’nin bölgedeki stratejik tutumu da yakından takip ediliyor. Bölgenin yeni güç merkezi haline gelen Kıbrıs, bölgesel ve küresel güçlerin birbirine girdiği bir alan olmaya devam ediyor.