ABD ve İran arasında uzun süredir beklenen barış anlaşması nihayet resmi olarak imzalanmaya hazırlanıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın 19 Haziran'da İsviçre'de gerçekleştirilecek törenle yürürlüğe gireceğini açıkladı. Aynı zamanda Türkiye de bu önemli süreçte katkısı ve sağduyusu için teşekkür edildi. Detaylar ve bölgesel etkileri, diplomasi alanındaki yeni gelişmelerle yakından takip ediliyor.
Şerif, yaptığı açıklamada anlaşmanın imza töreninin 19 Haziran Cuma günü İsviçre'nin Cenevre şehrinde gerçekleşeceğini belirterek, tüm taraflara çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine katkıda bulunanlara teşekkür etti. Bu gelişme, Orta Doğu ve Körfez bölgesinde uzun süredir devam eden gerginlikleri azaltma potansiyeli taşıyor. Ayrıca, Pakistan liderleri ve uluslararası toplum bu tarihi adımı memnuniyetle karşılıyor.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da özel teşekkürlerini iletti. Erdoğan'ın bölgesel ve küresel politikalardaki liderliği ile anlaşmanın yolunun açılmasında önemli bir rol oynadığı vurgulandı. Bu durum, Türkiye-İran ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin yeni bir döneme girebileceğine işaret ediyor. Anlaşma sayesinde bölgedeki istikrar ve ekonomik faaliyetlerin yeniden canlanması bekleniyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamaları da dikkat çekiyor. Trump, İran ile varılan anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nı kalıcı olarak rahatlatacağını ve İsrail'in nükleer yok oluşundan kurtardığını iddia etti. İran medyası ise, anlaşmanın metninde yapılan değişikliklerle Hürmüz Boğazı'nın İran'ın denetiminde açılacağını belirtti. ABD ve İran arasında imzalanacak anlaşma sonrası, Hürmüz Boğazı'nın yeni düzenlemelerle açılması ve ABD'nin deniz ablukasının kaldırılması öngörülüyor.
Trump, 19 Haziran'da imzalanacak anlaşmayla birlikte bölgedeki petrol ve enerji akışlarının yeniden hızlanacağını ve mayınların temizlenerek petrol sevkiyatının başlayacağını belirtti. Aynı zamanda, anlaşma başarısız olursa, İran'a karşı askeri saldırıların tekrar gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. ABD Başkanı, bölgedeki güçlerini artırmayı ve bölge gelirlerinin yüzde 20'sini talep etmeyi planladıklarını da sözlerine ekledi.
Trump, Çin Devlet Başkanı Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Putin'e de övgüler yağdırdı. Jinping'in Hürmüz Boğazı ablukasını kırmaya yönelik girişimlerde bulunmadığını belirten Trump, Putin ve Erdoğan'ın düzenli temaslarının ise bölgesel uyumu sağladığını vurguladı. Netanyahu hakkında sert ifadeler kullanan Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda İsrail'in iki saat bile ayakta kalamayacağını öne sürdü. Ayrıca, İran yönetiminin protestoculara karşı uyguladığı şiddeti de eleştirdi.
Anlaşma metni halen kamuoyuyla paylaşılmadıysa da, İran tarafından yayımlanan taslak maddelere göre, 30 gün içinde deniz ablukası kalkacak, İran'ın egemenliğine saygı gösterilecek ve nükleer faaliyetler belli düzeylerde askıya alınacak. Müzakerelerin sonunda, anlaşmanın Güvenlik Konseyi tarafından onaylanması ve denetleme mekanizmalarının kurulması öngörülüyor. Bölgesel ve küresel istikrar adına önemli bir adım olarak görülen gelişmeler, bölge ülkeleri ve uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.