Türk dijital göçebeleri için Avrupa ve Balkanlar yeni fırsatlarla dolup taşıyor. Günümüzde dijital göçebeliğin önemi artarken, Almanya ve Balkan ülkeleri farklı avantajlar sunuyor. Almanya'nın yüksek yaşam standardı ve esnek oturum imkanları, özellikle serbest çalışanlar ve girişimciler için cazip hale geliyor. Almanya’da herhangi bir işverenle çalışmadan uzun süreli ikamet mümkün olurken, Balkan ülkeleri ise düşük yaşam maliyetleri ve hızlı oturum prosedürleriyle öne çıkıyor. Ancak, Schengen erişimi olmayan bu ülkeler, düşük maliyetleri ve yaşam kaliteleriyle tercih edilse de, uzun vadeli kalıcı oturum veya seyahat kolaylığı açısından Avrupa içinde sınırlamalar barındırıyorlar.
Almanya'nın 'Freelancer / Self-Employment Oturum İzni' programı, uzaktan çalışanlar ve girişimciler tarafından sıklıkla kullanılıyor. Berlin, Münih ve Hamburg gibi şehirler, teknolojik altyapı ve uluslararası iş imkanlarıyla öne çıkarken, oturumlar genellikle 1 yıl geçerli olup, şartlar uygun devam edilirse uzun süreli hale getirilebiliyor. Başvuru süreci bürokratik açıdan zorlu olabiliyor; ilk etapta vergi, sigorta ve finansal durumu kanıtlamak gerekiyor. Buna rağmen, Almanya’nın güçlü ekonomisi ve gelişmiş altyapısı, dijital göçebeler için önemli bir tercih noktasıdır.
Balkan ülkeleri ise düşük maliyet ve basit prosedürleriyle göçmenlere fırsatlar sunuyor. Karadağ, Sırbistan, Kosova ve Arnavutluk, dijital göçebelere uygun oturum ve şirket kurma imkanlarıyla öne çıkarken, vize ve oturum prosedürleri daha az bürokratik işlemler gerektiriyor. Özellikle Kosova’nın genç nüfusu ve gelişmekte olan start-up ekosistemi, yeni girişimcilere cazip geliyor. Ancak, Schengen erişimi olmadığı için seyahat özgürlüğünü sınırlayabiliyor. Bu ülkelerde yaşam maliyetleri oldukça düşük olduğu için, uzun vadeli yerleşmek isteyenler, tercihlerini bu yönde yapıyorlar.