Yunanistan, İsrail ile olan askeri ilişkilerini ve bölgedeki politikalarını yeniden değerlendirmeye aldı. Bu adım, Ortadoğu ve Avrupa arasında yeni güvenlik ve diplomasi dengeleri oluşturabilir.“Te Nea” gazetesinde yayımlanan makalede, Yunanistan’ın İsrail ile askeri iş birliği sorgulanıyor. Makalede, bölgedeki savaşların sona ermesinin ardından yeni bir gerçekliğin ortaya çıkacağı ve Yunanistan’ın Avrupa Birliği (AB) ile Körfez ülkeleri arasında güçlü bir köprü rolü üstlenebileceği belirtiliyor. BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle yapılan askeri ortaklıkların, AB dış politikası sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiği de vurgulanıyor. Bu durum, ikili askeri anlaşmaların uluslararası hukuk normlarına uygun olup olmadığı konusunda soru işaretleri doğuruyor.
İsrail ile işbirliğinin bölgedeki güvenlik dinamiklerini ve bölgesel barış sürecini olumsuz etkileyebileceği endişeleri artarken, makalede özellikle Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasındaki üçlü ortaklığın kritik soruları gündeme getirdiğine dikkat çekiliyor. Ioakeimidis, İsrail’in iki devletli çözüme yanaşmamasıyla sürekli savaşlara yol açtığını ve ülkenin uluslararası hukukun dışına çıkmış saldırgan politikalar izlediğini belirtiyor. Ayrıca, Yunanistan’ın AB ve BM gibi uluslararası kurumların yetki alanı dışında hareket etmesi, bölgedeki rolünü yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Atina’nın, İsrail ile olan ilişkilerinde diplomatik adımlarını eleştiren başka makalelerde, başbakanın politikalarının insanlığa karşı suçlar işleyen bir ülkeyle ittifak kurmasının etik sorunlar yarattığı ifade ediliyor. Halihazırda yaşanan bu gelişmeler, bölgedeki dengelerin istikrarını tehlikeye atıyor.
Yazılanlarda, Yunanistan’ın Türkiye ile rekabeti ve çatışması, İsrail ile ittifak kurmak için yeterli bir gerekçe olarak görülmüyor. Ayrıca, Türkiye-İsrail ilişkilerinin bugün itibarıyla kızışmaktan uzak olduğu ve dolayısıyla Yunanistan ile İsrail arasındaki iş birliğinin gereksiz olduğu öne sürülüyor. Bu bağlamda, bölgedeki güç dengelerinin ve uluslararası politikaların değişmekte olduğu, ülkelerin stratejik kararlarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiği belirtildi.