ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaş maliyetleri hızla artarken, bölgesel ve küresel ekonomiler de bu gerginlikten etkileniyor.
İsveç Cost Ticker verilerine göre, ABD bu savaş için saniyede yaklaşık 11 bin 574 dolar, günde ise 1 milyar doların üzerinde harcama yapıyor. İran’ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla, bölgedeki ekonomik kayıplar da artıyor. Bu süreçte, ABD'nin 200 milyar dolar civarında ek bütçe talebinde bulunduğu belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta savaşın 4-6 hafta içinde sona ereceğini iddia etmiş olsa da, 20. günü geride kalırken çatışmalar devam ediyor. Üstelik, Pentagon’un resmi olarak Kongre’den bu tutarda bir bütçe talebinde bulunmadığı ve tepkilerin devam ettiği de gündemde. Savaşın maliyetleri, ülke bütçesine ciddi yükler getirirken, bölgedeki kayıplar da hız kesmiyor.
Öte yandan, savaşın ekonomik etkileri yalnızca askeri bütçe ile sınırlı değil. 225 milyar dolar, dünyanın en zengin isimlerinin servetlerinin toplamına yakın bir tutar, aynı zamanda birçok büyük projenin finansmanına da yetecek kadar büyük bir rakam.
Bu miktarla yaklaşık 225 üniversite, 450 büyük hastane veya binlerce konut inşa edilebilir. Böylesine yüksek maliyetler, küresel enerji ve gıda piyasalarını da olumsuz etkiliyor, petrol ve LNG ihracatçı ülkeler ekonomik açıdan kayba uğruyorlar. Sadece Katar, saldırılar nedeniyle 20 milyar dolar gelir kaybına uğradı ve onarım sürecinin 5 yıl kadar sürebileceği tahmin ediliyor.
İsrail de, İran’a karşı yürüttüğü operasyonlarda 20 günde yaklaşık 6.4 milyar dolar askeri harcama yaptı. Bu durum, bölgesel gerilimin ne kadar yüksek seviyede olduğunu gösteriyor. Savaşın devam etmesiyle birlikte bölgede ve küresel piyasalarda ekonomik tahribatın artması bekleniyor.