Türkiye'nin rüzgar enerjisi sektörü hızla büyüyor ve mevcut kurulu gücü 15 bin megavatı aşmış durumda. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) 16. Genel Kurulu kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, Türkiye'nin yıllık yaklaşık 2 bin MW'lık kurulumla son 15 yılın en güçlü performansını gösterdiğine dikkat çekti. 2026'nın ise rüzgar santrallerinin tamamlanması, ilk depolamalı tesislerin hayata geçirilmesi ve sanayide somut sonuçların alınacağı bir yıl olmasını bekliyorlar.
Erden, yenilenebilir enerji yatırımlarının son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini vurgulayarak, “Dünya genelinde finansman imkanları azalsa da Türkiye’nin hedefleri ve projeleri öngörülebilirliği artırıyor. Yenilenebilir enerji, sadece alternatif değil; iklim politikaları ve enerji güvenliği açısından da merkezi bir yer edindi,” dedi.
Yenilenebilir enerjiye küresel ilginin arttığını belirten uzmanlar, özellikle Paris Anlaşması sonrası bu alandaki politikaların güçlendiğine işaret etti. Orta Doğu, Rusya-Ukrayna savaşı gibi bölgesel ve küresel çatışmaların, enerjide arz ve bağımsızlık sorunlarını gündeme getirdiğini ifade ettiler. Erden, “Sürdürülebilir enerji, enerji arz güvenliği ve bağımsızlık açısından kritik hale geldi,” diyerek sözlerini tamamladı.
Uzmanlar, finansal sıkıntılara rağmen yenilenebilir enerji sektörünün sürdürülebilir finansman ve öngörülebilirlik gerektirdiğine vurgu yaptı. Uzun vadeli, güven verici projelerin ve devlet desteklerinin sektörün gelişimini desteklediğine dikkat çekti. Erden, “Dünyada finansmana erişim zorluklarına rağmen, Türkiye enerji dönüşümünde önemli adımlar atıyor ve hedeflerine kararlı bir şekilde yaklaşıyor,” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2035 ve 2053 hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerjinin dönüşümde merkezde olacağını belirten Erden, “Ulusal plan ve stratejilerle birlikte, depolamalı yenilenebilir projeler, enerji güvenliğine katkı sağlıyor. Bu adımlar, sürdürülebilir ve güvenli enerji geleceğinin temelini oluşturuyor,” dedi.