Radar dedektörü ve hız tespit cihazları yasadışı sayılıyor; satışları artarken güvenlik ve hukuki riskler büyüyor. Trafik denetimlerinin sıkılaştırılması ve cezaların katlanmasıyla radar tespit cihazlarına olan ilgi artış gösterdi. Sosyal medya ve çeşitli e-ticaret platformlarında 6 bin TL ile 8 bin TL arasında değişen fiyatlarla satılan bu ürünler, mevzuat kapsamında yasak olmasına rağmen pazarlanmasını sürdürüyor.
Reklamlarında sürücüleri hız denetimlerinden önceden haberdar etme ve yolda olup bitenleri önceden öğrenme vaadiyle pazarlanan bu cihazlar, “kontrol noktalarına yaklaşmadan bilgi alın” gibi ifadelerle dikkat çekiyor. Ayrıca, gelişmiş frekans algılama ve hız tespit projeksiyon sistemleriyle ilgili iddialar öne sürülerek, sürücülere akıllı sürüş asistanı gibi tanıtımlar yapılıyor.
Hatalı ve bilimsel destekten yoksun iddialar güvenlik riski taşıyor. Uzmanlar, bu cihazların yüzde 99 oranında hatasız çalıştığı iddialarını gerçekçi bulmuyor. Yol ve sürüş güvenliği uzmanı Mert İntepe, bu cihazların hukuki açıdan yasak olduğunu ve teknolojik gelişmeler karşısında etkinliğinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Günümüzde trafik denetimlerinde dijital sinyal işleme, lazer ve değişken frekans teknolojilerinin kullanıldığı, bu nedenle eski radar dedektörlerinin çoğu zaman uyum sağlayamadığını vurguluyor.
İntepe, “Bu cihazların çoğu ya yanlış alarm veriyor ya da hiç uyarı yapmıyor. Sürücülerin denetimden kaçabileceği yanılgısı gelişmesi, trafik güvenliğine ciddi zararlar verebilir” dedi. Ayrıca, yeni düzenlemeyle bu cihazları araçta bulundurmanın 185 bin TL, üreten veya ithal edenlerin ise 370 bin TL ceza ile karşılaşacağı bildirildi. Cihazlara el konulup, mülkiyeti kamuya geçiriliyor.
Türk mevzuatına göre hız limitleri de yeniden belirlenerek, şehir içi ve dışı farklı cezalar getirildi. Şehir içinde 6 ile 66 km/s aşımı yapanlara 2-30 bin TL, şehir dışında ise 11 ile 71 km/s hız aşımı yapanlara aynı miktarda idari para cezası uygulanıyor.