Dünyada ortalama ömür 85 yıla ulaşırken, bazı Afrika ülkelerinde bu rakam sadece 50 civarındadır. Bu fark, doğduğumuz yere göre yaşam süremizin neredeyse iki katına çıkabildiğini gösteriyor. Bu durumu gözler önüne serecek bir örnek ise, Sanofi Avrasya Bölge Başkanı Cem Öztürk'ün Türkiye’nin sağlık teknolojileri alanındaki potansiyeline yaptığı vurgu. Etkinlik kapsamında yapay zeka ve veri teknolojileri, Türkiye'nin inovasyon yarışında söz sahibi olma yolunda büyük avantajlar sağlayabilir.
Paris'te gerçekleştirilen VivaTech etkinliğinde, dünya genelinden teknoloji devleri, yatırımcılar ve girişimlerin en yeni inovasyonları sergilediği ortamda, Türkiye'nin sağlık ve teknoloji alanındaki gelişmeleri de öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Sanofi iş birliğinde düzenlenen oturumda, Türkiye’nin bölgesel bir inovasyon merkezi haline geldiği vurgulandı. Sanofi’nin bölgedeki klinik araştırmalardaki aktif rolü ise, Türkiye’nin küresel sağlık ekosistemine entegre olduğunu gösteriyor.
Etkinliğe katılan girişimler arasında dijital sağlık çözümleri, yapay zekâ destekli tanı ekipmanları ve klinik araştırma platformları yer alıyor. Örneğin, moleküler tanı kitleri geliştiren Octobio, tiroid nodulleri için yapay zekâ odaklı karar destek sistemi sunan Traick ve erken kanser tespiti odaklı MediSense AI gibi girişimler, Türkiye'nin sağlık alanında ne kadar hızla ilerlediğine işaret ediyor.
VivaTech konferansında konuşan Jeff Bezos ise yapay zekânın kitlesel işsizliğe yol açacağı endişelerine karşılık, bu teknolojinin üretkenliği artırarak yeni iş fırsatları doğuracağını iddia etti. Bezos, yapay zekanın yeni iş kolları ve daha yüksek yaşam standartları sağlayacağını savunurken, küresel şirketler ise yatırımlarını sürdürerek, aynı zamanda işten çıkarmalara devam ediyor. Bu durum, teknolojik gelişmelerle birlikte iş dünyasında yeni dinamikler oluşmaya devam ediyor.
Türkiye’nin yatırım potansiyeli ise, Fransa başta olmak üzere uluslararası alanda güven veriyor. Fransa’da faaliyet gösteren birçok Türk şirketi ve yatırımcı, ülkeler arasındaki ekonomik ve kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kurumlar arası karşılıklı yatırımın, iki ülke arasındaki ilişkileri yeni seviyeye taşıdığını belirtiyor ve bu iş birliğinin Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon alanında öncü olmasına zemin hazırladığını vurguluyor.