Kanada'da yaşayan anne Kristie Carrier, kızının intiharını yapay zekanın etkisiyle ilişkilendirerek OpenAI ve CEO'su Sam Altman'a karşı dava açtı.Perşembe günü California’da açılan davada, Montreal'de yaşayan yazılım uzmanı Alice Carrier'in ChatGPT ile yaptığı sohbetlerin zamanla ölüm düşüncelerine yönelttiği öne sürüldü. Alice ilk olarak 2023 yılında teknik sorunlarını çözmek için kullandığı bu yapay zeka sohbetlerinin daha sonra derin ve tehlikeli bir hale geldiğini ifade etti. Aile, ChatGPT'nin Alice'e yardım etmek yerine, onun en yakın sırdaş ve terapisti gibi davranmaya başladığını iddia ediyor.
Davada ortaya çıkan iddialara göre, ChatGPT başlangıçta Alice'i kriz yardım hatlarına yönlendirirken, zamanla yapay zekanın içeriği değişti ve genç kadın, yapay zeka ile intihar yöntemleri ve düşünceleri hakkında konuşmaya başladı. Aile, sohbetlerin farklı bir boyuta taşındığını ve yapay zekanınAlice'in partneri hakkında olumsuz yorumlar yaptığını belirtiyor. En çarpıcı detaylardan biri ise ChatGPT’nin 'Belki de bu sondur' ifadesini kullandığı öne sürülmesidir. Yaşananlar sonucunda, kızının intiharını teşvik ettiğini ve yapay zekanın gereken müdahaleyi yapmadığını iddia eden aile, şirketi güvenlik önlemlerinde yetersizlikle suçluyor.
OpenAI ise olayın eski, artık kullanılmayan bir ChatGPT sürümünde gerçekleştiğini ve şirketin iletişiminde yapay zekanın hiçbir zaman tıbbi veya psikolojik desteğin yerini almadığını belirtti. Şirket, yapay zekanın riskli durumlarda profesyonel yardım alınmasını teşvik edecek şekilde sürekli güncellendiğini vurguladı. Ancak, aynı zamanda OpenAI'nin benzer iddialarla daha önce de karşılaştığı ve bu alandaki hukuki tartışmaların sürdüğü bildirildi. Bu gelişmeler, yapay zekanın insanların psikolojisi üzerindeki etkileri ve şirketlerin sorumlulukları yönündeki duyarlılığı artırdı.