Son haftalarda gerçekleşen etkili yağışlar, kentteki su kaynaklarını yeniden güçlendirdi ve büyük bir su krizinden kaçınmamıza vesile oldu. Kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranları, geçtiğimiz yıla göre daha yüksek seviyelere ulaştı. DEÜ Hidrojeoloji Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Şimşek, yaptığı değerlendirmede, son 45 günde yağan yağmur miktarının, 2025 yılında kaydedilen toplam yağışa eşit olduğunu belirterek, bu durumun büyük bir su krizinden kurtulmayı sağladığını söyledi. Yağışların sadece barajları doldurmadığını, aynı zamanda yeraltı sularını da olumlu etkilediğini vurgulayan uzman, toprakların doygunluğa eriştiğini ve yer altı suyunun yaklaşık 120 santimetre yükseldiğini açıkladı.
Prof. Dr. Şimşek, taşkınların da yer altı sularını besleyeceğine dikkat çekerek, birkaç ay içinde yer altı suyunun 3 metreye ulaşmasının beklendiğini belirtti. Bu durumun, toprağın ve yer altı sularının genel durumu açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti. Ancak uzman, taşkınların potansiyel kirletici riski taşıdığını ve taşkın sularının doğrudan yer altı sularına verilmesinin uygun olmadığını kaydetti. Kirli ve patojen içeren suların kuyulara yönlendirilmemesi gerektiğine vurgu yaparak, vatandaşların da dikkatli olmasını önerdi.
Gelecekte yine kuraklıkların yaşanabileceği ihtimaline karşı, suyun sürdürülebilir yönetimi için projelerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Şimşek, yüzey suyu kaynaklarından alınan fazla suların yer altı sularına katkı sağlamasına yönelik çalışmaların hayati önem taşıdığını dile getirdi. Ayrıca, bireysel su tasarrufu tedbirlerine de değinen uzman, yağmur suyu hasadı ve tasarruflu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasıyla su kaynaklarının korunabileceğini ve sürdürülebilir hale getirilebileceğini söyledi.