Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetimine 'yasaları uygulamadaki kararlılık ve tutarlılıkları' nedeniyle teşekkür etti. Geçen ay Norveç'te Nobel Barış Ödülü'nü kabul eden Machado, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Venezuela'nın güvenlik, enerji, demokrasi ve insan hakları alanlarında ABD'nin en yakın müttefiki olmaya devam edeceğini belirtti. Machado, Trump’a yazdığı teşekkür mektubunda, 'Venezuela'nın özgürlüğü yakındır ve yakında ülkemizde bunu kutlayacağız. Ağlayacak, dua edecek ve bir aile olarak kucaklaşacağız, çünkü çocuklarımız eve dönecek' ifadelerini kullandı.
BBC World'e göre, Machado'nun bu açıklamaları, 3 Ocak'ta Amerikan müdahalesine dair ilk haberlerin ardından geldi. Machado'nun ABD'nin Venezuela'daki müdahalesini memnuniyetle karşıladığı ve 'özgürlük saati geldi' dediği ortaya çıkmıştı. Öte yandan, ABD Başkanı Trump daha önce Machado'nun Venezuela'yı yönetme kabiliyetine şüpheyle yaklaştığını ve 'Lider olmak onun için çok zor olacak, desteği yok... saygı görmüyor' ifadelerini kullanmıştı. The Guardian ise, yurt dışında yaşayan Venezuela muhalefet lideri Machado'nun, 2025'te kazandığı Nobel Barış Ödülü'nü Trump ile paylaşmak istediğini ve ödülü Trump'a atfetmediği için ABD Başkanı'nı kızdırdığını aktardı. Machado'nun en kısa sürede Venezuela'ya dönmeyi planladığı da belirtildi.
Machado'nun Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a vermek yerine kendisinin kabul etmesi, Beyaz Saray’a yakın iki kaynağa göre, ABD Başkanı Trump'la ilişkisini olumsuz etkiledi. İspanya merkezli Latercera ise, Machado'nun ödülü Trump'a atfettiği ve 'ödülü daha çok hak ediyor' dediğini iddia etti. Machado, ödülü alırken yaptığı açıklamada, 'Bu ödülü daha çok hak edenlerin olduğunu' söylemişti.
Ne olmuştu? Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta saatler 02:00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu. Venezuela yönetimi, ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırmakla suçladı. ABD Başkanı Trump ise Maduro ve eşinin ülkeyi terk ettiğini duyurmuştu. Ayrıca, ABD Adalet Bakanı, Maduro ve eşi hakkında suç duyurusunda bulunarak uyuşturucu ve terörizm suçlamaları yöneltti. Venezuela, uluslararası topluma çağrıda bulundu ve bazı ülkeler saldırıyı eleştirdi. Panama örneğinde olduğu gibi, ABD’nin askeri operasyonları ve yargılama tarihine atıfta bulunuldu. Mahkemeye çıkan Maduro, suçlamaları reddederek, 'Ben masumum, suçlu değilim ve hala ülkemin başkanıyım' şeklinde savunma yaptı. Bu gelişmeler ışığında, ABD’nin Maduro’nun yakalanması ve duruşmasıyla ilgili planları araştırılmaya devam ediyor.