Maduro'nun alıkonulması, uluslararası hukuki açıdan karmaşık bir konu haline geldi. Uzmanlar, bu durumun savaş esiri statüsü mü yoksa sivil olarak mı değerlendirileceği konusunda farklı görüşler dile getiriyor. Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, savaş hukuku ve uluslararası sözleşmeler ışığında olaya yaklaşırken, savaş esiri tanımının siyasi değil hukuki temel taşıdığını vurguluyor. Özülker'e göre, halkın oylarıyla seçilmiş bir liderin kaçırılması egemenlik ihlalidir ve uluslararası hukuk ilkelerine aykırıdır. Ayrıca, savaş hukukunun da belirli kuralları olduğuna dikkat çekerek, sivil halka yönelik saldırıların savaş suçu olduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, Maduro'nun durumu sadece tek taraflı zor kullanma olarak değerlendirilmelidir.
Uluslararası Hukuk Uzmanı Mustafa Tuncer ise, Maduro'nun durumunun savaş esiri statüsünden ziyade, silahlı çatışma kapsamında olup olmadığını inceleyerek açıklıyor. Savaş esiri statüsünün, savaş hukuku kapsamında, silahlı kuvvetler veya fiilen savaşan milisleri kapsadığını söylüyor. Maduro'nun durumu bu şartları sağlamıyorsa, onun sivil statüsünde, yani koruma altındaki bir kişi olabileceğine işaret ediyor. Bu durumda, devletler daha sıkı gözetim ve koruma kurallarına tabi tutuluyor. Ancak, devlet başkanlarının bağışıklığı devam ederken, Maduro'nun kendisini savaş esiri olarak nitelendirmesi siyasi bir pozisyon olarak değerlendiriliyor.