Türkiye’nin yapay zekâ alanında küresel ölçekte öncü olma potansiyeli yüksek olsa da, çeşitli riskler ve zayıf yönler de mevcut.Raporda, genç nüfusun eğitim seviyesi, coğrafi konumu ve savunma sanayi altyapısının yapay zekâ gelişimine katkısı vurgulandı. Güçlü yönler arasında özellikle genç ve eğitimli nüfus öne çıkarken, veri erişimindeki kısıtlamalar, insan kaynağı eksiklikleri ve dijital altyapı yetersizlikleri ilişkili zayıf noktalar olarak sıralandı.
Sağlık, eğitim, tarım ve savunma gibi sektörlerde yapay zekâ kullanım olanakları büyürken, bu alanlarda ortaya çıkan tehditler de gündeme geldi. Sağlık sektöründe etik sorunlar ve siber güvenlik riskleri, eğitimde öğrenci verilerinin gizliliği ve uyumsuz dijital sistemler önemli konular olarak belirlendi. Savunma sanayi ise yapay zekâyı kötü amaçlarla kullanma riskleriyle karşı karşıya.
Raporda, Türkiye’nin yapay zekâ stratejisini ileriye taşıyacak öneriler tükenmedi. Bu kapsamda, ihtiyaçlara uygun yapay zekâ kanunları çıkarılması, sektör bazlı uygulamaların geliştirilmesi ve milli şampiyonların artırılması çağrıları yer aldı. Ayrıca Türkçe dil modeli çalışmalarının hızlandırılması ve ulusal veri setleri oluşturulması planları da öne çıktı. Kurumsal yapıların güçlendirilmesi amacıyla Türkiye Yapay Zekâ Kurumu ve TBMM’de ilgili komisyonlar kurulması öneriliyor. Yapay zekanın olumsuz etkilerinin önüne geçmek ve özellikle çocukların korunması adına düzenlemeler yapılması önem taşıyor.