Türkiye'nin nükleer kapasite ve bölgesel hamleleri, İsrail açısından stratejik bir tehdit olarak görülüyor. Yunanistan'daki Dimokratia gazetesine göre, Emekli Korgeneral Lazaros Kambouridis, Türkiye'nin nükleer silah edinmesi ve askeri gücünü Akdeniz bölgesine kaydırması, bölge güvenliği için ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, bölgedeki ittifak planları ve askeri gelişmeler, gerilimi artıran unsurlar olarak öne çıkıyor.
Kambouridis, Ankara-Tel Aviv ilişkilerinde savaşın eşiğine yaklaşıldığını ve Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırarak, özellikle ABD ve İsrail tarafından tehdit olarak algılandığını belirtiyor. Türkiye'nin soru işaretleri uyandıran askeri operasyonel stratejileri ve bölgedeki yerli silah geliştirme programları, bölgedeki güç dengesini değiştirebilir. Ayrıca, Ankara'nın Suriye ve diğer yakın bölgelerdeki askeri faaliyetleri de dikkat çekmekte.
İsrail kurumlarının ve açıklamaların, Türkiye'nin nükleer ve askeri gelişmelerini engellemeye yönelik olduğunu belirten Kambouridis, bu hamlelerin kaçınılmaz sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Ayrıca, Türkiye’nin gizli nükleer denizaltıları ve füzeleriyle ilk caydırıcı gücü elde etme stratijisi de bölgedeki durumu karmaşıklaştırıyor. Analizde, bölgedeki ülkelerin Türkiye'nin yükselen gücü karşısında önlemler almaya hazırlandığı belirtiliyor.
Son olarak, Türkiye'nin Nijer ve Pakistan ile ilişkilerini güçlendirmesi ve Afrika Boynuzu'nda artan varlığı, bölgedeki dengeleri etkiliyor. İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin Gazze ve Suriye sınırlarını aşarak Afrika ve Orta Doğu’ya yayılması, bölgesel çatışma risklerini artırıyor. Uzmanlar, bölgedeki gelişmelerin bölgesel ve küresel güvenliği yakından ilgilendirdiğine dikkat çekiyor.