Türkiye'nin milli savaş uçağı KAAN, İspanya ile savunma alanında yeni görüşmelerin başlangıcı oldu. İspanyol basınından El Pais, Ankara ve Madrid arasında KAAN’ın olası satışı ve teknoloji transferi görüşmelerinin ‘erken aşamada’ ilerlediğine dikkat çekti. Habere göre, Türkiye’nin geliştirdiği bu platform, İspanya’nın 5. nesil savaş uçağı ihtiyacında önemli bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
İspanya’nın ABD üretimi F-35 savaş uçaklarına yönelik olumsuz tutumu nedeniyle Madrid, yeni nesil savaş uçağı arayışında sınırlı seçeneklerle karşı karşıya. El Pais, “F-35’e mesafe, Kaan’a kapı açtı” ifadeleriyle Türkiye’nin önemli bir fırsat yakaladığını belirtti. Türk Hava Kuvvetleri’ne ait KAAN’ın, iki ülke arasında teknik ve siyasi düzeyde görüşüldüğü ve olası satışın teknoloji transferiyle destekleneceği aktarıldı.
Haberde, Türkiye’nin İspanya’nın 5. nesil savaş uçağı ve insansız hava araçları ihtiyacının farkında olduğu ve bu doğrultuda stratejik adımlar attığı vurgulandı. Temasların şu an ‘erken aşamada’ olmasına rağmen, taraflar arasında KAAN’ın olası satışı ve teknolojik paylaşım konusunda kanal açıldığı bildirildi.
İspanya’da “Saeta II” olarak adlandırılan HÜRJET’in, KAAN’a geçişte eğitim uçağı olarak kullanılabileceğine dikkat çekilirken, uzmanlar bu modelin İspanya’da uygulanmasının planlandığını söylüyor. Haberde, HÜRJET’in KAAN için “eğitim uçağı” görevi görebileceği ve bu sayede teknolojik bir geçiş sağlanabileceği dile getirildi.
İçerikte dikkat çeken diğer önemli nokta, Türkiye’nin sunduğu modelde en kritik unsurun geniş kapsamlı teknoloji transferi olduğu. Haberde, İspanyol savunma sanayisinin KAAN programına entegre edilmesi, yerli sistemlerin uçaklara dahil edilmesi ve üretim süreçlerinin önemli kısımlarında Türkiye ile ortaklık kurulabileceği ifade edildi.
Mevcut durumda, KAAN’ın yalnızca bir prototipinin uçuşa hazır olduğu ve ikinci, daha gelişmiş prototiplerin bu yıl test edilmesi planlandığı bilgisi paylaşıldı. Planlamalar doğrultusunda yeni prototipler hızla geliştirilecek ve teslimatların 2028 sonu – 2029 başında gerçekleşmesi hedefleniyor. Haberde, İspanya’nın HÜRJET teslimat takvimiyle bu sürecin paralel olabileceği öngörüsü bulunuyor.
Haberde, Türkiye ve İspanya arasındaki ilişkilerin sadece ticari değil, aynı zamanda siyasi ve kurumsal seviyede de oldukça güçlü olduğuna işaret edildi. Bu ilişki, hükümetler ve savunma sanayi şirketleri arasında aktif biçimde sürdürülüyor ve mevcut HÜRJET programı üzerinden gelişiyor.
ABD üretimi F-35’in teknik mimarisine eleştiriler de yine haberde yer aldı. Kapalı sistem yapısı nedeniyle dış entegrasyonun sınırlı olmasına ve bazı operasyonların ABD’ye bağımlılığına vurgu yapıldı. Bu durum, operasyonel riskleri artırıyor ve bağımsız sistemler geliştirilmesinin önemini ortaya koyuyor. KAAN gibi platformlar, tam bağımsız teknoloji ve egemen sistem yapısının ön plana çıkmasını sağlıyor.
Son olarak, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun priorite olarak tanımladığı KAAN’ın, sadece bir savaş uçağı değil, bilgi temelli savaşın odak noktası olduğu ifade edildi. Güvenlik ve teknolojik özellikleriyle, görünmezlik, sensör füzyonu, ağ merkezli savaş kabiliyeti ve dahili silah sistemleri gibi unsurlar, onu 5. nesil savaş uçağı konseptinin tam karşılığı haline getiriyor.