Türkiye’nin yeni raporu, barış ve uzlaşma adına kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Çalışmanın temel noktası, süreç komisyonu ve ortak raporun Türkiye için hayati bir eşik olmasıdır. Bu eşik aşıldı ama işler bitmiş değil. Sıkı bir çalışma ve kararlılık gerekiyor.
Raporda, taraflar arasındaki müzakereleri desteklemek amacıyla milletin ve meclisin kilit bir rol üstlendiğine vurgu yapıldı. Gerekli adımların iyi niyetle, sabırla ve kararlılıkla atılması önem taşıyor. Ayrıca, raporun tamamlayıcı detaylar içerse de, uygulamada bazı eksikliklerin bulunduğu ve silahların tamamının teslim edilmediği belirtildi. Bu durum “kritik eşik” olarak tanımlanıyor ve sürecin önemli bir testi olarak görülüyor.
Ortak beklentilerin karşılanması ve yeni yasaların hazırlanması konusunda da fikir birliği sağlandı. Riskler olsa da, özellikle Ramazan sonrası yasal düzenlemelerin devreye alınması gerektiği vurgulandı. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını en yüksek uygulayan ülkelerden biri olmanın sorumluluğuyla hareket ediyor. Ayrıca, rapordaki Türk, Kürt ve Arap vurgularına yönelik endişeler tamamen yersiz olup, devletin üniter yapısının bozulmadığı açıkça ifade edildi.
İddiamız, örgütlerin silah bırakma iradesi gösterdiği ve bunun gereğinin hukuki altyapı ile sağlanması gerektiği yönünde. Yeni anayasa konusunda ise, 12 Eylül darbe anayasasının artık geçerli olmadığını ve halkın önünde yeni bir anayasa yapılmasının şart olduğunu belirtiyorlar.