Türkiye'nin Geleceği İçin Devlet Yönetimi ve Politika Çalıştayı

Türkiye'nin Geleceği İçin Devlet Yönetimi ve Politika Çalıştayı

  • 24 Ocak 2026 07:40

Türkiye'nin gelecek vizyonu kapsamında devlet kurumlarının nasıl yapılandırılacağı tartışılıyor. Önceki gün Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ve Genel Merkez'in ortak toplantısında, devlet personel rejimi, özel sektördeki yetenekli yöneticilerin kamuda istihdam edilmesi ve önemli kurumların yönetimi masaya yatırıldı. Bu toplantıda, CHP'nin ülkenin önemli kurumları olan KİT’ler, Merkez Bankası ve Varlık Fonu gibi kurumlar üzerine de detaylı çalışmalar gerçekleştirildi. Bu adımlar, iktidar olası planlarının temel taşlarını oluşturuyor.

Yarın gerçekleşecek gölge kabine çalışma toplantısında, politika başkanları mevcut ve uzun vadeli hedeflerle ilgili sunumlar yapacak. Gölge bakanlar, önümüzdeki döneme ilişkin stratejilerini detaylandırırken, politika ve yönetim projelerini paylaşacaklar. Pazartesi günü ise gölge kabinenin resmi toplantısı planlanmış durumda. Bu çalışmalar, Türkiye’nin siyasi gelecek vizyonunu şekillendiren önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.

Benzer Haberler

Nevşehirli Hakim Akın Gürlek Cumhurbaşkanı Kararıyla İstanbul Başsavcısı Tanya

Nevşehirli Hakim Akın Gürlek Cumhurbaşkanı Kararıyla İstanbul Başsavcısı Tanya

Nevşehirli hakim Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Başsavcısı olarak atandı. Köyünde sevgi ve gururla karşılandı. Detaylar haberimizde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kritik Pervin Buldan ve Mithat Sancar Görüşmesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kritik Pervin Buldan ve Mithat Sancar Görüşmesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı kabul etti. Siyasi gelişmelere ilişkin Erdoğan'dan önemli açıklamalar ve tepkiler gündemde yer alıyor. Detaylar sitemizde.

Viktor Orban'dan AB'ye Sert Eleştiri: Ukrayna'nın Hızlandırılmış Üyelik Planı Tehlike

Viktor Orban'dan AB'ye Sert Eleştiri: Ukrayna'nın Hızlandırılmış Üyelik Planı Tehlike

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, AB'nin Ukrayna'nın üyelik sürecini hızlandırmasını sert şekilde eleştirerek Macar halkının iradesini hiçe saymakla suçladı. Orban, egemenliğin tek garantörünün Macaristan olduğunu vurguladı.