Küresel ölçekte doğal kaynaklara erişim ve enerji güvenliği ön planda tutulurken, Türkiye enerji stratejisini sürdürülebilir büyüme ve çeşitlendirme vizyonuyla şekillendiriyor.Türkiye’nin, ülke tarihinin en büyük sukuk ihracıyla 1 milyar dolar sağlayarak projelerini finanse etmesi, ekonomi ve enerji alanındaki gücünü gösteriyor. Ayrıca, önümüzdeki dönemde toplam 4 milyar dolara kadar yeni sukuk ihraçları planlanıyor.
Haberde, Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası ve Güneydoğu Anadolu’daki Gabar bölgesi gibi kritik alanlar, Türkiye’nin enerji bağımsızlığını sağlama ve enerji ithalatını azaltma çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, uluslararası yatırımcıların ilgisinin, Türkiye’nin enerji vizyonuna duyulan güveni yansıttığını belirtti.
“Ankara’nın enerji politikası, ‘Mavi Vatan’ yaklaşımıyla hem enerji arz güvenliğini sağlamayı hem de jeopolitik etkinliğini artırmayı hedefliyor,” diyen uzmanlar, Türkiye’nin bölgesel ve küresel güç dengesinde yeni bir pozisyon aldığını vurguluyor. Günlük yaklaşık 1,15 milyon varil petrol tüketen Türkiye’de, büyük kısmı ithalatla karşılanan enerji ithalatı, karbon ayak izinin azaltılması ve yerli üretimin artırılmasıyla çözüme kavuşturulmaya çalışılıyor.
Karadeniz’de, doğal gaz üretimi 2025 itibarıyla günlük 20 milyon metreküpe çıkarılacak ve 8 milyon haneye yetecek seviyeye ulaşması öngörülüyor. Ayrıca, 2028’de devreye alınması planlanan ikinci platformla üretim 45 milyon metreküpe ulaşacak. Gabar sahasında ise üretim 81 bin varil/gün seviyesine yükselirken, bölgede 62 milyon varillik yeni rezerv keşfi gerçekleşti.
Yunan basını ise, Türkiye’nin jeopolitik ve enerji alanındaki geniş çaplı faaliyetlerine dikkat çekerek “üç kıtaya iniş” tanımını kullandı. TPAO’nun Afrika, Orta Asya ve Avrupa genelinde yürüttüğü projeleri araştıran Yunan medyası, Somali, Libya, Pakistan ve Orta Avrupa’daki çalışmalarına vurgu yaptı. Macaristan’da MOL Group ile yapılan yeni anlaşma, Azerbaycan ve Rusya ile sürdürülen ortak projeler, BOTAŞ’ın Avrupa ülkeleriyle enerji iş birlikleri bu stratejinin parçaları olarak öne çıkıyor.
Afrika ve Orta Doğu’da yeni faaliyetler de tespit edildi. Somali açıklarındaki derin deniz sondajları, Libya’daki yeni arama sahaları, Mısır’daki LNG projeleri ve Suriye ile planlanan hidrokarbon anlaşmaları, Türkiye’nin bölgesel enerji ticaretinde ne kadar aktif olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Türkmenistan ve Irak gibi ülkelerdeki fırsatlar da, enerji ihracatı ve doğal gaz ithalatını artırma hedefleriyle birlikte değerlendiriliyor.
TPAO, derin deniz sondaj kapasitesini artırmak amacıyla yeni gemiler alıyor. Norveç yapımı “West Draco” ve “West Dorado” gemilerinin 2026’da hizmete girmesiyle Türkiye, dünya sıralamasında dördüncü enerji filosuna sahip olacak. Bu gelişmeler, Türkiye’nin enerji stratejisinin küresel ölçekte güçlenmesini sağlıyor.