Türkiye’nin uluslararası alandaki güçlü duruşu ve diplomasisi, bölgedeki gelişmelerle öne çıkıyor. Erhürman, Türkiye’nin yürüttüğü dış politikanın pek çok ülke tarafından takdir edildiğine dikkati çekerek, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalarda Türkiye’nin gösterdiği pozisyonun büyük gurur kaynağı olduğunu belirtti. Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin hayata geçirildiği bu ortam, Türkiye ve KKTC açısından olumlu mesajlar içeriyor.
Yürütülen aktif diplomasi sayesinde Türkiye’nin, herkesle iletişim kurabilen ve çözüme katkı sağlayan ülke konumunu güçlendirdiğini ifade eden Erhürman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın barışa vurgu yapan açıklamalarını ve bölgede yürütülen görüşmeleri de övgüyle değerlendirdi. Bu süreçte, Türkiye’nin tüm taraflarla iletişim kurabilen ve sürece yön veren bir ülke konumunda olduğunu sözlerine ekledi.
KKTC Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin KKTC’ye gönderdiği F-16 savaş uçaklarına yönelik Rum tarafının eleştirilerini yersiz bulduğunu vurguladı. Güney Kıbrıs’a yapılan askeri sevkiyatların adada deniz tesislerini doldurduğuna da işaret ederek, “Türkiye’den gönderilen F16’ları eleştiriyorlar ama Ada’nın genel statüsü açısından bakıldığında, Türkiye Cumhuriyeti uluslararası garantör ülkedir. Fransa ve Hollanda gibi ülkeler ise ne durumda? Bu ülkelerin statünüz nedir?” diye sordu.