Bakanlığın açıklamasında, yürütülen borçlanma politikasına ilişkin son günlerde eksik bilgiden kaynaklı bazı yanlış değerlendirmelerin yapıldığı belirtildi. Bakanlık, borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profilini dikkate alan, orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler çerçevesinde borçlanma kararları alınmakta olduğunu açıkladı. Piyasa koşulları ve yatırımcı talepleri de göz önünde bulundurularak borçların sürdürülebilirliği sağlanıyor.
Özellikle küresel ve iç finansman koşullarında yaşanan geçici dalgalanmaların maliyetlere etkisini sınırlandırmak amacıyla iç borçlanmanın ortalama vadesi azalmış durumda. 2023 yılı sonunda 65,1 ay olan vade, Ocak 2026 itibarıyla 33,8 aya gerilemiştir. Ayrıca borçlanma araçlarının kompozisyonunda da önemli değişiklikler gözlemleniyor.
2012-2024 döneminde yaklaşık %20,4 olan 5 yıllık sabit kuponlu senetlerin borçlanmadaki payı, 2025'te %14,2 seviyesine düştü. 10 yıllık sabit kuponlu senetlerin oranı ise aynı dönemde %14,3 iken, 2025'te %1,9 seviyesine geriledi. Aynı dönemde değişken faiz (FRN ve TÜFE) senetlerin payı %22,4 iken, 2025'te %9'a, TLREF endeksli senetler %10,8 iken, 2025'te %20,9'a çıktı. Altın ve döviz cinsi senetlerin homojen dengesi de değişirken, toplam borçlanma yapısı kur, faiz ve likidite risklerine göre sürekli gözden geçiriliyor ve dengeli tutuluyor.
Son yıllarda piyasa koşullarına uygun olarak stratejik önceliklerle borçlanma araçlarının vade ve içerik yapısı düzenlenmeye devam edecek. Bu sayede, Türkiye'nin borç yönetimi sürdürülebilirliğini ve mali dengeyi korumaya devam edecek.