Türkiye, bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlamak amacıyla sağduyulu ve barışçıl siyasetlerini sürdürüyor. Böylesi kritik zamanlarda duygusal tepki yerine akılcı ve diplomatik çözümler tercih edilmelidir. Devlet ve millet olarak ortak hassasiyetimiz, iç ve dış tehditlere karşı birlik ve beraberlik içinde hareket etmektir.
ABD’nin Siyonistlerin tahrik ve tertipleriyle İran’a saldırması, bölgesel dengeleri ciddi anlamda sarsma potansiyeline sahiptir. Bu saldırganlık hukuki, ahlaki ve uluslararası hukuk kurallarıyla bağdaşmamaktadır. İran’ın dini lideri Hamaney ve diğer üst düzey yetkililer, İsrail’in saldırısı ve içeride casusluk faaliyetleriyle ilgili endişeleri dile getiriyor. Casus ağların İran’ın kritik alanlarına sızması, iç güvenlik zafiyetini artırmıştır. Siyonistlerin bu saldırı ve tuzakları, dış müdahaleleri meşrulaştırma gayretidir.
İran, İranlıların iradesi ve milli egemenliğiyle şekillenmelidir. İran’a yönelik müdahale ve saldırılara kesin ve kararlı bir direnç gösterilmeli, ülkenin kendi kaderini tayin hakkı savunulmalıdır. İran’ın iç barışını ve bağımsızlığını zorlaştıran tehditlere karşı duruşumuz nettir.
Türkiye, 'Yeni İran' iddiasına karşı çıkarak, tek ve gerçek iradenin İran halkına ait olduğunu vurgulamaktadır. Her ne kadar zun zamanlarda ölüm ve şehadet gerçeği görülmüş olsa da, ülkemizin milli duruşu, vatan ve milletimizin hiçbir hainin planına teslim olmayacağını gösteriyor. Kimse yanlış hesap yapmamalı, bizim birliğimiz, direnişimiz ve kararlılığımız en büyük güvencemizdir.
İç cephenin önemi, geçen dönemde daha da net görülmüş ve iç birliktelik güçlenmiştir. Terör belasından arınmış, milli öncelikler doğrultusunda hareket eden Türkiye, güçlenerek yoluna devam ediyor. Güvenliği tehlikeye atan, ülkenin ve devletin hükümranlığını sarsmaya çalışan dış ve iç tehditlere karşı uyanık olunmalı.
Türkiye’nin önceliği, iç ve dış barış, güvenlik ve milli birliktir. Terörle mücadele ve milli dayanışma ile hedeflerimize ulaşmak esas amaçtır. Güney sınırlarımızda istikrar sağlamak ve bölgede söz sahibi olmak ise en büyük önceliğimizdir.