Bugün ülkemizde yaklaşık 8.5 milyon çocuk yoksullukla karşı karşıya. Okullarda güvenlik görevlileri beklerken, sokakta eli silahlı saldırganların saldırısı korku salıyor. Bu tablo, genç neslin geleceği açısından endişe verici bir gerçekliktir.
İktidarın açıklamalarına göre, terörsüz ve demokratik bir Türkiye sürecindeyiz. Partimize yönelik saldırılara rağmen barış ve ülke bekası için bu süreci savunuyoruz. Ancak, Meclis Komisyon Raporu'nda kayyımların sona erdirilmesi önerisine rağmen hala 13 seçilmiş başkan yerine kayyımlar atanabiliyor. Bu durum, demokrasinin işlemekte zorlandığını gösteriyor.
Raporda, ‘Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmalıdır’ ifadesi yer alırken, bunun halen gerçekleşmediği görülüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisinin kapatılmaya çalışılması ve iktidarın çeşitli dedikodularla gündemi meşgul etmesi, demokrasiye saldırı niteliğindedir. Vesayet odakları, her gün ülkeyi kaosa sürüklemek için saldırılar düzenliyor.
Milletimiz, her sabah yeni bir operasyonla uyanıyor. Boyun eğmeye hazırız ama boyun eğmeyiz. Devleti kuran ve koruyan partiyiz. Darbecilere teslim olmayız ve milletimiz artık sözünü söylemek için sandık bekliyor. Seçimden kaçan ve yenilgiyi kabullenen iktidarların meşruiyeti sorgulanmalı. Dış odaklardan alınan meşruiyet, ülkenin geleceğine güven vermiyor.