Türkiye, bölgesel gerilimi düşürmek ve diplomatik çözümler üretmek adına yoğun çaba harcıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştü ve ardından ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ı kabul ederek İran'daki son gelişmeleri masaya yatırdı. CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, bu görüşmelerin detaylarını canlı yayında aktardı.
Canova’nın aktardığına göre, Türkiye krizin tırmanmaması ve bölgesel istikrarın korunması için diplomasiye öncelik veriyor. Türkiye, hem İran hem de ABD ile yakın temas halinde. Bu süreçte, İran ile ABD arasında karşılıklı mesajlar iletiliyor ve tansiyonu düşürmeye yönelik öneriler gündeme geliyor. Kaynaklar, Haziran ayında İran’a karşı ABD’nin düzenlediği 12 günlük savaşın henüz tamamlanmadığını ve güncel duruşun bu savaşın bir yansıması olduğunu belirtiyor.
Pekin’de, Washington ve Tahran arasındaki iletişimin detayları ve ABD’nin talepleri de gün yüzüne çıkıyor. ABD’nin ana hedefleri arasında İran’ın nükleer faaliyetlerini sona erdirmesi, zenginleştirilmiş uranyumların teslim edilmesi ve Orta Doğu’da istikrarsızlık yaratmaması bulunuyor. ABD, bu koşulları rejim değişikliği veya mevcut rejimi istenilen noktaya getirerek sağlamayı planlıyor. Bu amaçla, İran’ın İsrail’e zarar veremeyeceği bir duruma getirilmesi hedefleniyor. Ayrıca, bölgedeki vekil güçlerin etkisiz hale getirilmesi de öncelikler arasında.
Canova, kaynakların İran’da rejim değişikliği beklemediğini, şu anda psikolojik ve siber savaşların yürütüldüğünü vurguluyor. İran’daki olayların büyümesini engellemek ve reform taleplerine cevap vermek adına, İran yönetimi halkın beklentilerini dikkate alırken; nükleer programında tatmin edici adımlar atması bekleniyor.
Türkiye, bölgesel istikrarın sağlanması ve olası krizlerin önüne geçilmesi konusunda aktif rol üstleniyor. Komşu ülkelerde yaşanan çatışmalar, iç savaşlar ve müdahaleler, Türkiye’yi olumsuz etkiliyor. İran’da ise, dinamik ve coğrafi konumu nedeniyle bölgeye yansıması diğer ülkelerden daha büyük olabiliyor. Göç riski, etnik çatışmalar ve terör unsurlarının yeniden canlanma ihtimali, bölgedeki ana tehditler olarak öne çıkıyor. PKK’nın İran’daki kolu PJAK’a karşı yürütülen operasyonlar ve İran’ın bölgedeki hareketleri dikkatle takip ediliyor. Son dönemde, İran’ın PJAK’a karşı attığı adımlar, bölgedeki gerginliği artırabilir.
Türkiye, tüm gelişmeleri göz önünde bulundurarak önlemlerini artırıyor ve sınır güvenliği başta olmak üzere çeşitli tedbirler alıyor. Henüz göç hareketliliği görülmese de, olası olaylara hazırlık amacıyla sınırların gözetlenmesi ve İHA’ların kullanımı dikkatle sürdürülüyor. Geçmişte yaşanan çatışmalarda uygulanan formüller yeniden devreye alınabilir. Ancak, şu aşamada göçle ilgili önemli bir emare bulunmuyor. Türkiye, bölgesel istikrar ve güvenlik için aktif şekilde hareket ediyor ve tüm gelişmeleri yakından izliyor.