Hollanda Adalet Bakanı David Van Weel, Türkiye-Hollanda ilişkilerinin mükemmel seviyede olduğunu belirterek, iki ülkenin güvenlik alanında önemli işbirliği imkânlarına sahip olduğunu ifade etti.Van Weel, Türkiye'nin uzun süredir Avrupa'nın ve Hollanda'nın önemli bir ortağı olduğunu vurguladı. NATO'nun güvenilir bir üyesi olarak, özellikle terörizm, organize suç ve bunların bağlantıları konularında daha fazla işbirliği yapılması gerektiğine dikkat çekti. Görüşmeler kapsamında suçluların iadesi ve yasal taleplerle ilgili ülkeler arası yargı işbirliğinin güçlendirilmesinin önemine değindi.
Van Weel, son 5 yılda ilk kez gerçekleştirilen güvenlik diyaloğu kapsamında yüksek düzeyli temsilcilerin bir araya geldiğine işaret etti. 2025 yılında gerçekleştirilen 'Orkinos-Bulut' ortak operasyonu gibi başarıların, uluslararası işbirliğinin güçlenmesini sağladığını belirtti. Ayrıca, Türkiye ile Hollanda arasındaki uyuşturucu ticareti ve kara para aklama gibi suçların önlenmesine yönelik önemli çalışmalar yapıldığını söyledi. Terör örgütleri PKK, DHKP-C ve DEAŞ’a karşı ortak mücadele de taraflar arasındaki yakınlığı gözler önüne serdi.
Van Weel, özellikle bölgedeki mevcut istikrarsızlığın DEAŞ ve diğer radikal örgütler açısından tehlike oluşturduğuna değinerek, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarını kullanan radikalleşmiş gençlere yönelik önlemler alınması gerektiğine işaret etti. Göç konusu da önemli bir gündem maddesi olup, Suriye'nin istikrara kavuşmasıyla mültecilerin geri dönüşüne dair çalışmaların sürdüğünü anlatan Van Weel, bölgedeki göç akışlarının kontrol altına alınmasının kritik olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin hem bölgesel hem de Avrupa açısından kritik bir ortak olduğunu vurgulayan Van Weel, ekonomik ilişkilerin ve savunma sanayisinin güçlenmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Özellikle Türk mühendislerin yüksek eğitim seviyeleriyle Hollandalı şirketlerde önemli rol oynadığını ifade etti. Ayrıca, Avrupa'nın daha bağımsız olmaya ihtiyacı olduğunu, bu bağlamda Türkiye'nin rollerinin büyük olduğunu sözlerine ekledi.
Van Weel, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bölgesel etkilerinin küresel ölçekte hissedilmeye başladığını belirtti. Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve enerji altyapılarına yönelik tehditlerin enerji fiyatlarını olumsuz etkileyerek ekonomik durgunluk ve enflasyona neden olacağını öngördü. Bu nedenle, gerginliğin azaltılması ve Hürmüz’ün özgür kalmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Türk diplomasisinin bölgesel çatışmalarda üstün rol oynayabileceğine inandıklarını dile getiren Van Weel, Türkiye'nin çözüme katkı sağlayabilecek kritik bir güç olduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a da güven duyduğunu belirten Van Weel, tüm ülkelerin savaşın sona ermesini ve ekonomik zararın minimize edilmesini umut ettiğini söyledi.