Türkiye'nin ekonomik büyümesi ve enflasyon hedefleri güncellenerek 2025 için net hedefler açıklandı. Yılmaz, Türkiye'nin 2025'te milli gelirinin 1,5 trilyon doları aşmasını beklediklerini ve kişi başı gelirin 17 bin doların üzerinde olmasının planlandığını ifade etti. Hedeflere ulaşmak için makroekonomik göstergelerde öngörü ve hedeflerin büyük ölçüde gerçekleştirildiğine değinen Yılmaz, hedef nokta olmasa da hedef çevresinde olmanın başarı olduğunu söyledi.
Enflasyon ve cari açık konusundaki gelişmeler de öne çıktı. Enflasyonun takvim doğrultusunda ilerlediğini ve 2024 Haziran'dan bu yana 44,6 puanlık düşüş sağlandığını belirten Yılmaz, cari işlemler açığında yıl sonunda yüzde 1,4 seviyesinde düşüş öngördüklerini vurguladı. Cari açığın azalmasıyla dış finansman ihtiyacının da azaldığını ve riskleri düşürmeye devam ettiklerini kaydetti. İşsizlik oranının 31 aydır tek hanede seyretmesi ve rezervlerin artmasıyla ekonomik güvenin güçlendiğini belirtti.
Yılmaz, enflasyonun yüzde 30 seviyesinin altında olmasını hedeflerken, tarım sektöründeki olumsuzluklar ve iklim şartlarının bu hedefi etkilediğini dile getirdi. Ayrıca, yıl sonunda enflasyonun yüzde 20'li seviyelere inmesini öngördüklerini belirtti. Makroekonomik göstergelerin iyileşmesiyle yatırımcıların Türkiye'ye bakışının olumlu yönde değiştiğine işaret eden Yılmaz, ihracat ve ithalat dengesine de değindi. 2024 ve sonrasında toplam milli gelirin 1,7 trilyon dolara yaklaşmasını ve kişi başı gelirin 19 bine ulaşmasını beklediklerini açıkladı.
Güçlü para politikası ve yapısal reformların sürdürüldüğünü belirten Yılmaz, bütçe açığının 2025'te yüzde 3 seviyelerinde kalmasını öngördüklerini ifade etti. Kamu borç stokunun milli gelire oranının yüzde 24,5'e kadar düştüğünü ve yüksek kamu borcu sorununun gelişmiş ülkelerin yaşadığı ciddi bir mesele olduğunu belirtti. Ayrıca, TL mevduat payının artırılması ve finansal yapıya ilişkin uygulamalarla ekonominin güçlendirilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Uluslararası rezervler ve risk göstergeleri de iyileşirken, sektörel bazda finansman imkanlarının artırılmasıyla yatırımların destekleneceği açıklandı.
Yılmaz, sürdürülebilir büyüme ve enflasyonla mücadele kapsamında uluslararası politikaların ve yeni normal süreçlerin etkili olduğunu vurguladı. Ayrıca, bölgesel ve küresel diplomatik ilişkilerde de Türkiye'nin barış ve istikrar odaklı politikalar izlediğini belirtti. 2026'da NATO, Türk Devletleri ve COP31 gibi önemli zirveleri ev sahipliğiyle aldıklarını ve su, iklim ile tarım alanında yatırımların artmaya devam edeceğini söyledi. Türkiye'nin doğrudan yatırımlar ve uluslararası yatırım güvenine odaklı olduğunu, Çin ile ilişkilerin dengeli ilerlediğini ve yatırımların artmasını beklediklerini sözlerine ekledi.