Türkiye'de yabancıların konut alımlarında yaşanan düşüş devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 yılını kapsayan konut satış verileri, son üç yıldır yabancıların ilgisinin azaldığını ortaya koyuyor. 2012 yılında yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası ile artan yabancı yatırımcı sayısı, 2022'de zirve yapan 67 bin 490 satışla yüksek seviyeye ulaşmıştı. Ancak, 2023 ve 2024 yıllarında bu rakamlar sürekli düşüş gösterdi. 2024'te toplam satışlar geçen yıla göre %9,4 azalarak 21 bin 534'e geriledi ve son 9 yılın en düşük seviyesine ulaştı. Bu düşüş, satılan konutların toplam içindeki payının %1,3'e inmesiyle de kendini gösterdi; ki bu, 2013'teki %4,5'lik zirveden beri görülen en düşük oran.İstanbul ve Antalya, yabancıların en çok ev aldığı şehirler olmaya devam ediyor. İstanbul'da yaklaşık 8 bin olan satışlar, toplam konut alımlarının %37'sine tekabül ederken, Antalya 7 bin 118 satışla ikinci sırada yer aldı. Bu bölgesel yoğunluk, bölge bazlı teşviklerin ve pazarlama çalışmalarının önemini bir kez daha gösteriyor.
Gayrimenkul sektöründeki uzmanlar, yükselen fiyatlar ve denetim süreçlerindeki yavaşlamanın satışları olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği Başkanı Bayram Tekçe, fiyatların hızla artmasıyla yatırımcıların ilgisinin azaldığını ve alternatif ülkelerin geri dönüş süresinin daha kısa olması nedeniyle tercihlerin değiştiğini belirtiyor. Tekçe, ayrıca yurt dışı tanıtımların yetersizliğine ve yatırımcı dostu vize programlarının eksikliğine işaret ediyor. Uzmanlar, 2026'da yeniden Türkiye'ye yatırımcı çekebilmek için oturum izni ve vatandaşlık süreçlerinin iyileştirilmesi gerektiğinde hemfikirdir. Ayrıca, altın veya gümüş vize programlarının yatırım süreçlerini kolaylaştırması, güven ve istikrarın yeniden tesis edilmesi önem taşımaktadır.
Gayrimenkul profesyonelleri de, satışların eski seviyelere ulaşabilmesi için bölgesel teşvikler ve süreçlerin tek noktadan yönetilmesini savunuyor. Yabancıların daha fazla kazanç ve istikrar sağlayacak yatırımlar yapabilmesi için, tapu ve vergi işlemlerinin sadeleştirilmesi, güvenli, öngörülebilir ve kazançlı bir ortamın oluşturulması gerekiyor. Bu adımlar, Türkiye'nin bölgesel ve küresel riskler karşısında cazibesini artırırken, sektör temsilcileri, 2026 için umutlu ve kararlı olduklarını dile getiriyorlar.